Lâle Devri hiç yaşanmadı

“Lâle Devri Padişahı” başlıklı yazımızda devrin padişahı III. Ahmed’in naatlarına ve birkaç şiirine bakarak sanılanın ve düşünülenin aksine zevk ve sefa ehli olmadığı gibi dindar sayılabilecek kadar dinî değerlerine düşkün olduğuna dikkat çekmiştik. Derken Selim Karahasanoğlu editörlüğünde hazırlanan Lale Devri mi? (İstanbul: Vakıfbank Yayınları, 2026) başlıklı kitabı okuyunca ve yazdıklarımızın tarihçiler tarafından da desteklendiğini görünce sevindim ve Lâle Devri hakkında söylenilenlerin ve yazılanların yeniden ele alınması gerektiği konusundaki kanaatim iyice pekişti.

Lale Devri mi? başlıklı kitabın editörlüğünü yapan Selim Karahasanoğlu’nun yazdığı giriş yazısının başlığı olan “Lâle Devri Hiç Yaşanmadı” aslında meseleyi özetliyor.

Lâle Devri Padişahını ne kadar tanıyoruz?

Birtakım ezberlenmiş cümleleri tekrar ederek Osmanlı İmparatorluğu hakkında bir şey biliyormuşuz gibi hüküm vermeye bayılıyoruz. Mesela Lâle Devrini ne kadar bildiğimizi düşündünüz mü? Lise mezunu birini sokakta çevirip sorsak bize söyleyeceği ilk şey zevk ve sefahat içinde geçen yıllar olacaktır. Acaba Lâle Devri gerçekten zevk ve sefahat devri miydi? Padişahı zevk ve safa düşkünü müydü?

1718-1730 yılları arasını kapsayan 12 yıllık döneme Lâle Devri adının verilmesi lâle yetiştiriciliğinin yaygınlaşması ve büyük bir tutku ile 839 farklı türde lâle yetiştirilmesinden dolayı Yahya Kemal’in Lâle Devri demesinden dolayıdır. Yazdığı tarih kitaplarıyla şöhret bulan Ahmet Refik Altınay’ın bu ismi kitabında kullanması ile de yaygınlık kazandı.

Muhammediyye - Yazıcıoğlu Mehmed Efendi, Murat Ali Karavelioğlu, İsmail Güleç | DBY Yayınları

Anonim Halk Edebiyatı - İstanbul: Pati Yayınları, 2014, 159 s.

Annemden Duyduklarım: Kutluca Köyü Atasözleri ve Deyimleri, İstanbul: Pan Yayıncılık, 2006, 112 s.

Bizde Üniversite Böyle Olur Çelebi (Üniversiteye İçeriden Eleştirel Bir Bakış)

Kosova Tekke ve Türbeleri

Bölümler

Yazılarım

Yazılarımı okuyabileceğiniz sayfadır.

Kitaplarım

Kitaplarımı görebileceğiniz sayfadır.

Basında

Basındaki haberleri görebileceğiniz sayfadır...

Etkinlikler/Takvim

Tüm etkinlik, toplantı ve konuşmalarımın haberini takip edebileceğiniz sayfadır.

Videolar

Dijital Dünya, Çocuk ve Medyatik Hafıza

Prof. Şentürk’ün söylediği büyük tehlike çok küçük yaşlardan itibaren cep telefonu, televizyon ve sosyal medya gibi mecralarda korku ve şiddet barındıran çocuk anlatıları, sinema, animasyonlar, televizyon, oyunlar ve dijital kültürle karşı karşıya kalan çocukların hafızalarının yanı sıra gerçeklik algılarının, kimliklerinin ve toplumsal aidiyetlerinin olumsuz olarak etkilenmesidir. Prof. Şentürk, medyanın sunduğu kurgulanmış dünyaların, çocuğun içinde yetiştiği aile ve toplumun müşterek hafızası, gelenekleri ve değerleriyle kurduğu bağı zayıflatarak çocukların gerçeklik algısında, kimliklerinin ve psikolojilerinin gelişmesinde giderek daha belirleyici hale geldiğini üzerinde duruyor.

Müslüman Zihin Dünyasının Yeniden İnşâsı

Söz konusu sorunların hâlâ yoğun biçimde tartışılıyor olması ve her düzeyden insanın hâlâ ilgisini çekiyor olması, verilen cevapların ya isabetsiz olduğunu ya yetersiz kaldığını ya da üretilen çözümlerin istenen başarıya ulaşamadığını göstermektedir. O zaman sormak gerekiyor: Neden? Bu programda, “Neden?” sorusuna cevap olmak üzere Prof. Dr. Emin Köktaş, Osmanlı/Türkiye eksenli bir perspektiften hareketle Müslüman toplumların karşı karşıya oldukları sorunlara ilişkin fikirleri, siyasal arayışları ve uygulamaları tartışıyor.

Güncel Yazılar

Lâle Devri hiç yaşanmadı

“Lâle Devri Padişahı” başlıklı yazımızda devrin padişahı III. Ahmed’in naatlarına ve birkaç şiirine bakarak sanılanın ve düşünülenin aksine zevk ve sefa ehli olmadığı gibi dindar sayılabilecek kadar dinî değerlerine düşkün olduğuna dikkat çekmiştik. Derken Selim Karahasanoğlu editörlüğünde hazırlanan Lale Devri mi? (İstanbul: Vakıfbank Yayınları, 2026) başlıklı kitabı okuyunca ve yazdıklarımızın tarihçiler tarafından da desteklendiğini görünce sevindim ve Lâle Devri hakkında söylenilenlerin ve yazılanların yeniden ele alınması gerektiği konusundaki kanaatim iyice pekişti.

Lale Devri mi? başlıklı kitabın editörlüğünü yapan Selim Karahasanoğlu’nun yazdığı giriş yazısının başlığı olan “Lâle Devri Hiç Yaşanmadı” aslında meseleyi özetliyor.

Lâle Devri Padişahını ne kadar tanıyoruz?

Birtakım ezberlenmiş cümleleri tekrar ederek Osmanlı İmparatorluğu hakkında bir şey biliyormuşuz gibi hüküm vermeye bayılıyoruz. Mesela Lâle Devrini ne kadar bildiğimizi düşündünüz mü? Lise mezunu birini sokakta çevirip sorsak bize söyleyeceği ilk şey zevk ve sefahat içinde geçen yıllar olacaktır. Acaba Lâle Devri gerçekten zevk ve sefahat devri miydi? Padişahı zevk ve safa düşkünü müydü?

1718-1730 yılları arasını kapsayan 12 yıllık döneme Lâle Devri adının verilmesi lâle yetiştiriciliğinin yaygınlaşması ve büyük bir tutku ile 839 farklı türde lâle yetiştirilmesinden dolayı Yahya Kemal’in Lâle Devri demesinden dolayıdır. Yazdığı tarih kitaplarıyla şöhret bulan Ahmet Refik Altınay’ın bu ismi kitabında kullanması ile de yaygınlık kazandı.

Kitaplar

ismailgulec.net