Üniversite kültürü nasıl kazandırılır?

Tüm üniversitelerde olmasa da birkaç üniversitede ‘Üniversite Kültürü’ adında ders olduğunu görünce merak edip ders içeriklerine baktım. Dersin amaçlarına ve içeriklerine baktığımda ise üniversite kültürünün çok farklı hatta yanlış ve eksik anlaşıldığını fark ettim.

İlk gördüğüm üniversitedeki dersin amacı öğrencilerin üniversiteli olma ayrıcalığının farkına varması, üniversitenin meslek kazandırma dışında işlevi olduğunu, ülkenin ve dünyanın sorunlarını takip edebilecek ve yorumlayabilecek düzeyde olması gerektiğini bilmesi olarak sıralanıyordu. İkincisinde dersin amacı öğrencilerin kültürlerinin artması, uzmanlık alanlarında verilen eğitim ve seminerler ile güncel tecrübeleri edinmeleri şeklinde yazılmıştı. Baktığım üçüncü üniversitede ise yukarıda özetlediğimiz amacın kopyalanmış ve kültürün yanı sıra sanat, spor ve müzik alanlarında farklı deneyimler elde etmeleri eklenmiş. Dördüncüsünde ise dersin amacı öğrencilerin üniversite kültürüne adaptasyonu; üniversite mevzuat ve uygulamaları hakkında bilgi sahibi olmasını sağlamak olarak belirlenmiş.

Üniversite kültürü dersinin içeriklerine baktığımda gördüğüm manzara amaçlardan farklı değildi. Bir üniversitede ders içeriği üniversitede düzenlenen panel, konferans, seminerlerdir. Bir diğerinde ise üniversitenin akademik ve idari birimleri ile yönetmelikler, projeler, sanat, spor ve kültürel etkinler olarak yazılmış. Üçüncü üniversitede de benzer şekilde düzenlenecek etkinlikler denilmiş. Ayrıca üniversitenin bulunduğu şehrin sosyal ve kültür hayatı hakkında verilen bilgiler de eklemiş. Bir üniversitemiz ise ders içeriğini kitap olarak hazırlamış. Kitapta üniversitenin akademik ve idari birimleri ile bulunduğu şehrin tarihi ve turistik yerleri hakkında verilen bilgiler bulunuyor.

Ölçme ve değerlendirme ise öğrencilerin düzenlenen etkinliklere katılması, aldıkları notları raporlayarak dersin hocasına sunmalarından ibaret. Acaba bu şekilde bir öğrenciye üniversite kültürü kazandırmak mümkün müdür? Cevabını birlikte arayalım.

Üniversite kültürü nedir ve nasıl verilmelidir?

Üniversite kültürü, üniversitenin ortak değerlerini, geleneklerini, davranış kalıplarını ve sembollerini, öğrencilerin kendilerini keşfetmelerine, yeni beceriler kazanmalarına ve geleceğe bir birey olarak hazırlanmalarına imkân sağlayan ortam ve iklimdir. Bireyi entelektüel olarak yeniden inşa eden bu iklime üniversite ruhu da diyebiliriz.

Üniversiteleri yüksekokullardan ayıran özelliklerden biri sahip oldukları ruh yani kültürdür. Yüksekokullar öğrencileri mesleğe hazırlarken üniversiteler bununla yetinmez, daha fazlasını verir. Meslek ve alan bilgisi dışında kazandırdığı düşünce yöntemi ile davranış ve tutum kalıbı üniversite kültürünün temelini oluşturur. Bu kültür ise öğrencilerde üniversiteye, topluma ve dünyaya karşı aidiyet duygusu ve sorumluluk hissi kazandırır.

Üniversite kültürünü kazandıran iklim akademik özgürlük, farklılık, aidiyet, öğrenci toplulukları, ritüeller, bir yaşam alanı olarak kampüs, öğrencilerin desteklenmesi, oryantasyon unsurlarından oluşur. Sırasıyla üniversite kültürüne olan katkısını açıklamaya çalışayım.

⁠Akademik Özgürlük ve Farklılık

Üniversite kültürünün temelini akademik özgürlük oluşturur. Özgürlük öğrencilere farklı fikirleri duyma ve bu duymanın sonucu olarak keşfetme ve sorgulama imkânı sunar. Bunun için de üniversitede siyasî, ideolojik, ekonomik veya idârî bir baskı olmaması gerekir. İtiraz edebilme üniversite kültürünün önemli bir parçasıdır. İtiraz bize farklı görüşlerle karşılaşma ve görüşlerini dile getirebilme gücü verir. Akademik özgürlük altında akla ve bilimle ilgisi olmayan iddiaları dayatmanın özgürlükle ilgisi yoktur. İtiraz sahibi görüşlerinin hesabını verme sorumluluğu olduğunu da bilir.

Üniversiteyi diğer eğitim kurumlarından farklı kılan unsurlardan biri farklı kültür ve etnik kökenlerden gelen öğrencilerin bulunmasıdır. Farklı kültüre, inanca ve düşünceye sahip farklı etnik kökenli öğrenciler üniversite iklimini zenginleştirir. Üniversite kültürü ise farklı ülkelerden ve kültürlerden gelen öğrencilerin buluştuğu bir yerdir ve bu buluşma üniversite kültürünü oluşturan unsurlardan biridir. Bu kültür öğrencilerin farklı bakış açısı ve düşüncelerle karşılaşmasını sağlar. Böylece öğrenciler küresel ölçekte zengin ve geniş bir bakış açısı kazanırlar. Bu bakış açısı ise öğrenciye karşılaşacağı problemlere farklı açılardan bakabilmeyi sağlar, başkalarının göremedikleri ayrıntıları fark ettirir ve herkesin bildiği ancak sorgulamayı aklına getirmediği kabulleri değiştirebilir. Tek tip öğrencilerden oluşan bir ortamda üretilen bilgi de tek tip olur. Tek tip öğrenci ve bilgi ile üniversite kültürü oluşmaz.

Farklılık tek başına bir işe yaramayabilir. Farklı kültür ve inançlar ile fiziksel yeteneklere sahip öğrencilerin akademik ve üniversite sosyal hayatı içinde kendini ve düşüncelerinin değerli ve önemli bulunmadığı ve söz sahibi olmadığı takdirde bir anlamı yoktur. Dolayısıyla farklılık kapsayıcı olduğunda anlamlıdır. Kapsayıcı bir ortamın üniversite kültürü için önemli olmasının sebebi öğrencilerin hiçbir baskı altında olmadan ve eleştirel soru sorabilmelerini, kendilerini ifade edebilmelerini sağlamasıdır. Bir üniversitede bazı öğrenci grupları sistemli bir şekilde dışlanıyorsa, istek ve talepleri dikkate alınmıyorsa, sözlerine değer verilmiyorsa ve sessiz kalmaya zorlanıyorsa orada akademik özgürlük sadece kâğıt üstündedir. Farklılık ve kapsayıcılığın olmadığı ortamda konuşanlar sadece kendi seslerini duyarlar ve akademik özgürlükten bahsedilmez. Akademik özgürlüğün olmadığı yerde ise üniversite kültüründen bahsetmek mümkün değildir.

Öğrenci Toplulukları

Üniversite kültürünün önemli unsurlarından biri de öğrenci kulüp ve topluluklarıdır. Kulüp ve topluluklar düzenledikleri etkinliklerle aynı alan ve konu ile ilgilen öğrencilerin bir araya gelmelerini sağladığı gibi öğrencileri üniversite içinde daha aktif olmalarını sağlar. Topluluk üyesi olmak bir öğrenciyi dinleyen konumundan üreten ve sorumluluk alan bir özneye dönüştürerek öğrenci olmak düzeyinden üniversiteli olma düzeyine çıkarır. Kulüp ve topluluklar aynı konuya ilgi duyan farklı öğrenci gruplarını bir araya getirerek onları formal ilişkilerden ve resmî ortamlardan samimi bir ortama geçirir. Not kaygısı olmadığı için öğrenme ve edinme doğal ve kendiliğinden gerçekleşir. Bu da öğrencilerin bilgi ve beceriyi içselleştirilmesini sağlar. İçselleştirilmiş ve sahiplenilmiş bilgi ve beceri ise akademik özgürlüğün ve entelektüel gelişimin kültürel altyapısı olur. Çoğulculuk ve farklılığı zihnî bir düşünceden fiilî bir tecrübeye dönüştürür.

Üniversite kültürü öğrencinin sınıf ve ders ortamından çıkabildiği ortamlarda gelişebilir. Kulüp ve topluluklar farklı bölümlerden gelen öğrencileri bir araya getirerek etkileşim sağlar ve bu etkileşim bilgiyi bölümlerin çevresine örülmüş duvarların arkasına çıkarır. Bölümlerde üretilen bilginin önce üniversite içinde dolaşıma çıkmasını sağlar. Topluluklar öğrencilerin öğrendiklerini konuşabilme ve gösterebilmesine imkân sağlar. Bir öğrencinin bildiklerini dile getiremediği ve gösteremediği bir ortamda bir kültürden bahsetmek mümkün değildir.

Ritüeller ve Gelenekler

Üniversite bir gelenek üzerine inşa edilir. Gelenek ise ritüellerle korunur. Gelenek ve ritüeller üniversitenin müşterek hafızasıdır. Bu hafıza aynı zamanda kültürün de koruyucusu ve taşıyıcısıdır.

Bir üniversitede gelenek açık bir şekilde ilk ders ve gün ile mezuniyet törenleri ve bu törenlerde giyilen kıyafetlerde görülür. Ayrıca üniversite amblemi, seçilen renkleri, mezunları ve öğrenciler arasında resmî olmayan kurallar da geleneği besleyen unsurlardır. Öğrenciler tarafından yaşatılan kampüs mitleri ise ancak yaşandıkça ve zamanı gelince öğrenilen ritüellerdir. Özellikle ancak mensuplarının yaşadığı ve bildiği ritüeller ve inançlar üniversite kültürünün korunması açısında çok önemlidir.

Yaşanabilir Bir Kampus

Üniversite kültürünün görünebilir olması ancak yaşanabilir bir kampüs ile mümkündür. Bir kampüs, kütüphane, sosyal ve spor tesisleri ve avluları ile ders dışında vakit geçirme imkânı sunmalıdır. Kampüs içinde geçirilecek vakit üniversite kültürünün kazanılması için son derece önemlidir. Kütüphane sadece ders çalışma alanı değil entelektüel merkezdir. Kampüs içinde düzenlenen söyleşiler, sergiler, filim gösterimleri, kitap okumaları gibi etkinlikler öğrenciyi kampüste daha uzun süre tutmak için geçerli sebeplerdir. Öğrenci kampüste bulunduğu her an yeni şeyler öğrendiğini ve tecrübeler kazandığını hissetmelidir. Böylece pasif öğrenmeden aktif öğrenmeye geçen öğrenci nesne olmaktan çıkıp özne olur, kampüsü sahiplenir, kendi evi gibi görür. Öğrencilerin özneleşebileceği ortamlar ve imkânlar sunulması üniversite kültürünün önemli bir unsurudur. Kültürün oluşması ve gelişmesi kampüslerdeki denetimin makul ve kabul edilebilir düzeyde olması ile mümkün olacaktır. Aksi takdirde bir kültürün teşekkülünden bahsetmek mümkün değildir.

Yaşanabilir bir kampüs öğrencilerin hocalarıyla birlikte olabildikleri ortamları ve vakitleri de artırır. Hocalar ulaşılamaz olmaktan çıkıp dokunulabilir olur. Bir hocayla kahve sırasında ve kütüphanede kitap isterken yapılacak bir sohbet dersten çok daha verimli olabileceği unutulmamalıdır. Hocaların öğrencilerini daha yakından tanımalarına fırsat verecek bu karşılaşmalar birçok öğrencinin hayatında değişiklik yapacak kadar önemli olma ihtimalini de göz ardı etmemeliyiz.

Akademik ve sosyal etkinlikler üniversite kültürünün nefes borusudur. Bu boru tıkandığında ise üniversitenin sesi kısılır.

Öğrencilere verilen akademik destek ve rehberlik

Üniversite kültürünün bir parçası alt sınıflar ile üst sınıflar arasındaki hiyerarşik yapıdır. Bu yapı kültürün nesiller arasında taşınmasına imkân sağladığı gibi öğrenciler arasında da birbirine karşı saygılı bir iletişim dili kurulmasını sağlar. Öğrencilerin birbirlerinin rakibi olmadıklarını anlamalarını ve birbirlerini destekledikleri takdirde hem kendilerinin hem de okullarının daha iyi olacaklarını fark etmelerini sağlar.

Öğrencilerde yazma, izleme, dinleme ve okuma kültürünün gelişmesi verilecek akademik destek ile mümkün olacaktır. Bir kitabın nasıl okunacağı, bir filmin nasıl izleneceği öğrencinin kendiliğinden öğrenebileceği kadar basit değildir. Bunlar bir kültürün parçasıdır ve o kültür olmadan öğrenciler öğrenemez. Bu beceriler üniversite kültürü içinde aktarılan kazanımlardır.

Öğrenciler kıdemli öğrencilerin yanı sıra hocalarından da bir şeyler öğrenirler. Hocalar, öğrencileriyle usta-çırak ilişkisi kadar yakın ilişki kuramasa da akademik hayatı öğrenmelerin ve üniversite kültürünü kazanmaları bakımından önemlidir. Böyle bir desteğin olmadığı bir üniversitede öğrenciler sessizleşir ve silikleşir. Hedef gösterip yolunu öğretme olmayınca öğrenciler ne yapacaklarını bilemezler ve öğrenci kendini yalnız hisseder. Üniversitenin desteğini arkasında hissetmezse yetenekli olsa dahi kaybolabilir.

Oryantasyon Programları

Yeni gelen öğrencilere üniversiteyi tanıtmak önemlidir. Ancak bunun nasıl yapıldığı da en az tanıtmak kadar önemlidir. Bu tanıtma bilgilendirme düzeyinden kültürel bir karşılaşmaya dönüştürülmedikçe üniversite kültürünün teşekkülüne hizmet etmeyecektir.

İyi bir oryantasyon programında öğrenci üniversitenin bir kültürü olduğunu hissetmelidir. Öğrencilerle kurulan iletişimin dilinden kullanılan araçlara kadar her şey önceden düşünülüp tasarlanmalıdır. Öğrenciler henüz ilk adımlarını attıkları andan itibaren istediklerini sorabileceklerini, sordukları soruların sorumluluğu olduğunu anlamalı ve kendisine değer verildiğini hissetmelidir. Öğrenci yeni geldiği okulun lise olmadığını anlamalı, kendisinden ne beklendiğini öğrenmelidir. Bu farkındalık öğrencinin üniversite kültürüne alışma sürecini hızlandıracaktır. Sunumdan ibaret olan, yönetmeliklerin okunduğu, öğrencinin muhatap alınmadığı ve buyurgan bir dil ile yapılan oryantasyonların üniversite kültürü içinde yeri yoktur. Unutulmaması gereken şey oryantasyonun üniversite kültürünün kapısı olduğudur.

Üniversite kültürü

Şu ana kadar yazılanlardan da anlaşılacağı üzere üniversite kültürü bir ders ile verilemez, ancak yaşatılarak kazandırılır ve bu da öğrencinin öğrenim hayatı boyunca olabilecek bir şeydir.

Bir öğrencinin öğrenim hayatı boyunca alacağı derslerin yanı sıra katıldığı sosyal ve akademik etkinlikler öğrenciye birlikte üretme ve farklı insanlarla birlikte yaşama becerisi kazandıracaktır. Üniversite kültürü denilen şey akademik ile sosyal olanın belli kurallar içerisinde birleştirilmesidir. Bu kesişme bilgiyi resmîlikten çıkardığı gibi sosyalliği de yüzeysellikten ve basitlikten kurtaracaktır. Öğrencinin öznesi olmadığı etkinlikler vitrinden öteye geçmez.

Kültürünü oluşturamayan üniversiteler sıradan öğretim kurumuna dönüşür. Mezunlarını diploma sahibi yapabilir ancak üniversite kültürünü veremediği için entelektüel bir birey yapamayacaktır.

Üniversite kültürü derslerle aktarılabilecek bir şey değildir. Akademik bilgi, etik değerler, eleştirel düşünme ve özgür tartışma ortamının olduğu bir iklim olmadan kültürden bahsetmek mümkün değildir.




Bu yazıyı, Facebook'ta paylaşayım...

Bu yazıyı, Twitter'da paylaşayım...

Bu yazıyı, LinkedIn'de paylaşayım...

Bölümler

Yazılarım

Yazılarımı okuyabileceğiniz sayfadır.

Kitaplarım

Kitaplarımı görebileceğiniz sayfadır.

Basında

Basındaki haberleri görebileceğiniz sayfadır...

Etkinlikler/Takvim

Tüm etkinlik, toplantı ve konuşmalarımın haberini takip edebileceğiniz sayfadır.

Videolar

Neyzen Tevfik'in Tasavvuf Dünyası

Neyzen Tevfik’in layıkı veçhile tanınıyor mu?
Neyzen dervişlerin gölgesi altına ne zaman ve ne vesile ile girdi?
Mevlevihane yılları ona ne kazandırdı?
Mevlevî olduğunu açıkça beyan ettiği şiirleri var.
Mısır’a neden gidiyor ve orada neler yapıyor?
Mehmet Akif’le tanışması ve dostluğu
Bektaşilikle tanışması
Sohbetlerine gittiği veya çevresinde bulunduğu tasavvufî yönüyle bilinen zâtlar
Şiirlerinde en çok üzerinde durduğu konular
Fuzulî’nin tahmis ettiği gazelin nesini beğendi?
Hicivleri
Onunla ilgili anlatılan fıkraların özellikleri
Hakkında yazılan yazılarda en çok hangi özelliği üzerinde duruluyor?
Resulullah neşesinde olmasının sırrı nedir?

Zikrullah nedir, neden yapılır?

Zikrullah nedir? Zikir denildiğinde siz ne anlıyorsunuz?
Zikrullahın Kur’an ve sünnette bir temeli var mıdır?
Zikir ibadet midir yoksa hâl midir?
Zikirde telaffuz mu önemlidir niyet mi yoksa hal mi?
Toplu zikirde zikri yönetecek kişide birtakım şartlar aranmalı mıdır?
Tarikat ve zikir
Bir tarikatte zikir usulleri nasıl belirlenir, kim belirler?
Zikir sadece dergâhta mı yapılır, gündelik hayata nasıl taşınır?
Mürşid olmadan zikir mümkün müdür?
Osmanlı coğrafyasında zikir ayinleri ve İstanbul’un önemi (sistematik, asker toplum, ayinlerde kıyafet) tarikat ayinlerinde estetik boyut
Modern hayat zikrullahı etkiledi mi?
Günümüz insanının zikrullaha ihtiyacı var mı?
Beden hareketleri ile ne amaçlanır?
Derviş için önemi
Dervişe neler kazandırır?
Nefis terbiyesi için önemi nedir?

ismailgulec.net