Bizim Kahramanın Yolculuğu

Bu yaz boyunca gündemi meşgul eden konulardan biri Odyssey filmi idi. Film hakkında birçok yazı yazılı, program çekildi, konuşma yapıldı, tartışıldı. Kulağımıza en çok kalan isimlerden biri de Joseph Campbell ve onun meşhur Kahramanın Yolculuğu kuramı idi.

Karşılaştırmalı mitoloji araştırmacısı olan Campbell’in Türkçeye Kahramanın Sonsuz Yolculuğu başlığı altında çevrilen meşhur eserinde mitlerle masalları bir görerek dünyada bilinen mitolojik kahramanları ile masal kahramanlarını ortak bir karakteri olduğunu göstermeye çalıştı. Monomit adı da verilen bu kuramı kısaca özetleyeyim.

Campbell, mitlerde ve masallardaki kahramanın yaşadığı yerden ayrılarak bir maceraya atılması ve bu maceranın sonunda erginlenerek başladığı yere dönmesini üç temel aşama ve bu aşamaların altında gerçekleşen toplam 17 alt aşamadan oluştuğunu tespit eder.

Birinci ana aşama olan Yola Çıkış bir maceraya davet ile başlar. Kahraman beklemediği bir anda gelen bu davetle tedirgin olur ve yaşadığı ortamı terk etmek istemez. Bu sebeple çağrıyı reddeder kaçar veya saklanmayı dener. Maceranın başlayabilmesi için doğa üstü güçler, kahramanı ikna etmesi ve yolculuğunda yardım etmesi için bir rehber veya olağanüstü bir varlık gönderir. Bu da üçüncü alt aşama olan Doğaüstü Yardım olarak adlandırılır. İkna edilerek veya mecbur bırakılarak yola çıkan kahramanın ilk sınavı İlk Eşiğin Aşılması’dır. Olağanüstü güçleri olan yardımcısın veya rehberinin desteğiyle bu engeli aşarak bilinen dünyanın sınırına ulaşmayı başarır. Bu sınırda kahraman bilinen dünyadaki kimliğini terk etmek ve yeniden doğumunu gerçekleştirmek için kapalı bir alana girmek zorundadır. Bu aşamaya Campbell, Balinanın Karnı adını verir. Bu aşama ile yolculuğun ilk evresi Yola Çıkış tamamlanır.

Kahraman bilinmeyen dünyadaki sınavları geçeceği Erginlenme aşamasının ilk alt basamağı sınavlar yolunda kahraman, yeni kimliği ile karşılaştığı engeli aşarak yolculuğa devam eder. İkinci eşikte, kahramanın yolculuğunu tamamlamasını sağlayacak ruh eşi olan Tanrıça ile Karşılaşır. Tanrıça, kahramanın kendini tamamladığı eksik parçası olsa da bir sonraki aşamada Baştan Çıkarıcı Olarak Kadın ile karşılaştığında kahraman ideal eşi ile diğer kadınların farkını görür ve insanî zaaflarının birinden daha kurtularak bu eşiği de aşar. Tüm engelleri aşan kahramanın başarısı kendisini yolculuğa gönderen otorite tarafından onaylanarak Babanın Gönlünü Alma aşamasını da tamamlar ve monomitin en ilginç aşaması Tanrılaştırma aşamasına gelir ve kahraman ideal insan olur, tüm eksikliklerinden kurtulur, otoriteden de kuvvetli bir konuma yükselir. Nihai Ödül aşaması ile de kahraman maceraya çıkma sebebi olan nesne veya hedefe ulaşır. Bu zahiri ödüldür. Gerçek ödül ise kahramanın yolculuk esnasında edindiği erdemdir.

Üçüncü ve son eşik olan Dönüşte kahraman zirveye çıktığı bilinmeyen dünyadaki durumunu terk etmek istemez ve dönüşü reddeder. Ancak evine dönmek zorundadır ve yolculuk yeniden başlar. Dönüş sırasında da türlü engellerle karşılaşan kahraman Doğaüstü Varlıkların Yardımlarıyla ilerler. Bilinmeyen dünyadan aldığı Nihai Ödülü vermek istemeyen güçlerle mücadele ederek Dönüş Eşiğini Aşma aşamasını da geçer. Bilinen dünyaya yani evine döndüğünde artık bilinen ve bilinmeyen dünyada tüm başarıları elde ederek İki Dünyanın Efendisi aşamasını da geçer. Toplumun önemli bir sorununu çözen, yolculuğu sırasında kendi erginlenmesini de tamamlayan kahraman erdemin yüceliğiyle ödüllendirilir ve Yaşama Özgürlüğüne kavuşur. Kısaca seçilmiş kişi olan kahraman kendini seçen doğaüstü güç tarafından sürüklendiği macerada doğaüstü güçlerin de yardımıyla kendi özündeki erdemi keşfedip açığa çıkararak en büyük ödülü kazanır ve topluma da bu başarısının temelinde erdemin olduğunu göstererek örnek olur.

Her ne kadar daha sonra eleştirilse de Campbell’in monomiti yayınlandığı tarihten bu yana Batı sinemasının kahramanlarının da yolculuğunun rotasını çizer.

Türk Masallarında Kahramanın Yolculuğu

Aklınıza şöyle bir soru gelebilir: Campbell’in kahramanı acaba bizim masallardaki kahramanı ile aynı mı? Bu sorunun cevabını Dr. Hüseyin Tunca’nın Türk Masallarında Kahramanın Yolculuğu isimli kitabından (İstanbul: Vadi Yayınları, 2026) öğreniyoruz.

Dr. Tunca’nın araştırmasına göre Türk masallarındaki kahramanın yolculuğu kesinlikle Campbell’in kahramanından çok farklı. Dr. Tunca, çalışmasında incelediği yaklaşık 2000 Türk masalında bu monomitin aşamalarının farklı olduğunu tespit eder. Campbell’de Yola Çıkış, Erginlenme ve Dönüş olarak tespit edilen üç temel eşik, Türk masallarında Ayrılma, İnisiasyon/ Erginlenme, Dönüş ve Kemal olarak dörttür. Monomitte 17 olan alt eşik Tür masallarında 15’tir. Farklılıkları Dr. Tunca’nın çalışmasından aktarıyorum.

İlk eşik olan Ayrılma’da monomitteki Çağrının Reddi aşaması hiç görülmezken diğer aşamalarla benzerlik gösterir. Yine Ayrılma eşiğinde kültürel farklılıktan dolayı Balinanın Karnı adını masallarda en yaygın alanlardan biri olan kuyudan dolayı Hz. Yusuf kıssasından da mülhem Kuyu olarak değiştirir. İkinci temel eşik olan İnisiasyon-Erginlenmede monomitteki Babanın Gönlünü Alma ve Tanrılaştırma aşamaları görülmez. Bunlar Türk masallarında maceranın ileri aşamalarında gerçekleştir. Dönüş aşamasında da Türk masallarında Çağrının reddi görülmez. Bu temel eşiğin sonunda kahraman Babanın Gönlünü Alma aşamasından geçerek Türk masallarına mahsus eşik olan Kemal’e geçer. Kemal aşamasında kahraman maddi dünyanın tüm ödüllerine sahip olduğu gibi manen de kemâle ermiş, olgunlaşmıştır. Böylece İki Dünyanın Efendisi aşaması da gerçekleşmiş olur. Türk masallarında yolculuk, monomitte görülmeyen bir noktaya evrilir ve kahraman insan-ı kâmil eşiğini aşar. Tüm eşik ve aşamaları aşan kahraman, monomitte de olduğu gibi sonsuz huzura erer ve Ebedî Saadet eşiğini de geçerek yolculuğunu tamamlar.

Dr. Hüseyin Tunca’nın bu çalışması bize bizim kahramanımızın yolculuğunun Batı mitolojisi ve masallarının kahramanlarından çok önemli bir farkı olduğunu gösteriyor. Bu farkı Dr. Mustafa Merter’in nefs psikolijisi kuramı ile açıklayabiliriz. Dr. Merter, modern Batı psikolojisinin insanı bilinç ve bilinçdışı olarak sadece iki boyutlu ele aldığını söyler. Bizim geleneğimizde ise üçüncü bir boyut daha vardır: Üst bilinçdışı veyâ âlem-i misal. Kanaatimce Türk masallarındaki kahramanlar için de aynı şeyi söylemek mümkündür.

Monomitte kahraman, kendi hakiki dikey boyutunu öğrenemez, sadece nefsin alt katlarında Dr. Merter’in ifadesiyle bodrum katlarında dolaşıp durur, yatay hareket eder. Bizim masallarımızın kahramanı ise kahramanın bilincini göklere yükseltir, Dr. Merter’in ifadesi ile letaif katlarına, öz akla ve ruha yükseltir. Böylece sıradan insanları bile kahramanlaştırır.

Yine Dr. Merter’in teorisinden istifade ederek söyleyecek olursak monomitte kahraman manevi/varoluşsal anlamda bir "yükselme”, bizim gelenekteki karşılığıyla miraca eremez. Bizim kahramanların yükselmesi yatay bir gelişme değil aynı zamanda dikey bir gelişmedir. Monomit kahramanı nefs-i emmare dairesi içinde nefs-i şehvanî, nefs-i nâtıka, nefs-i derrâke odalarında dolaşıp dururken bizim kahramanımız nefs mertebelerini aşar ve ideal insan modeli olan insan-ı kâmil mertebesine ulaşır.

Masallara bu kadar anlam yüklemeyi anlamsız ve zorlama bulanlarınız olabilir. Masalları çocuklar ve çocuk mesabesindeki akılla dinlersek zahiri yolculuğu görürüz. Ancak yetişkin aklı ile dinlediğimizde masalların içinde anlatılan bir hakikat olduğunu fark ederiz. Fırsat bulursam söylemeye çalıştığım hususu bir masal üzerinden açıklamaya çalışırım.

Dr. Tunca’yı ve yayinevini böyle özgün bir çalışmayı kültürümüze kazandırdıkları için tebrik ediyorum. Keşke bir doktora öğrencisi bulsam ve onunla konusu insanı olgunlaştırmak olan tasavvufî hikayelerdeki insanın yolculuğunu çalışsak ve temel eşikleri ve alt aşamaları Türk masalları ile karşılaştırabilsek. Campbell’in kuramının yanı sıra Dr. Merter’in kuramı ile de değerlendirsek.

Kim bilir, bu yazıyı okuyanlar arasından biri heves eder ve bizi bulur.

Allah’tan ümit kesilmez.




Bu yazıyı, Facebook'ta paylaşayım...

Bu yazıyı, Twitter'da paylaşayım...

Bu yazıyı, LinkedIn'de paylaşayım...

Bölümler

Yazılarım

Yazılarımı okuyabileceğiniz sayfadır.

Kitaplarım

Kitaplarımı görebileceğiniz sayfadır.

Basında

Basındaki haberleri görebileceğiniz sayfadır...

Etkinlikler/Takvim

Tüm etkinlik, toplantı ve konuşmalarımın haberini takip edebileceğiniz sayfadır.

Videolar

Taberî tefsiri neden önemlidir?

Taberî’yi özel kılan şey nedir?
Taberi dinî ilimler çalışanlar için neden önemli bir isimdir?
Taberî'nin yetiştiği ortam
Taberî’nin birçok hacimli eser hazırlamasının sebebi
Taberî Tefsirî neden önemli?
Onun tefsirini diğer tefsirlerden ayıran özelliği nedir?
“Bir de tarih kitabı var, Tarikh al-Rusul wa al-Muluk. Bu eser bize nasıl bir dünya sunuyor?
Taberi’nin görüşleri genel olarak kabulü mü yoksa eleştirildi mi?
Tabarî’yi yaşadığı dönemde nasıl karşılıyorlardı?
Bugün Taberi’nin eserleri hâlâ okunuyor mu? Kimler okuyor?
Tefsir okumak isteyen birinin Taberi’den başlaması doğru mudur?
Kimler tefsir okuyabilir? Tefsir okumaya nereden başlamak lazım?
Taberi hakkında yanlış bilinen şeyler var mı?
Bu alana ilgi duyan izleyicilere nereden başlamalarını önerirsiniz?

Öğretilmesi ihmal edilmemesi gereken konular

Çocuklara felsefe ve düşüncenin aktarılması neden önemli?
Bir çocuk kaç yaşında felsefe ile karşılaşmalı?
Çocuklara yönelik yazmak ile yetişkinlere yazmak arasındaki fark
Çocuklar için düşünce yolculukları fikri nasıl doğdu?
Çocuklara mahsus bir dil oluşturulmalı mı?
Felsefe ve düşünceyi çocuklara anlatmayı başarmak için nelere dikkat edilmeli?
Çocuklara felsefe anlatırken en çok zorlanılan konu
Yazar bir hikâye anlatıcısı mıdır, eğitici midir ya da rehber mi?
“Düşündürmek” ile “bilgi vermek” arasındaki denge
Bilgiyi hikâye etmenin zorlukları
Çocuklar en çok hangi düşünmeye ihtiyaç duydukları konular

ismailgulec.net