Dünyaya geldim gitmeye'den inci mercanlar

Sadettin Ökten ve Kemal Sayar hocaların radyoda yaptıkları program, deşifre edilip gözden geçirilerek Dünyaya Geldim Gitmeye Gönül Sadası'ndan Akisler başlıklı bir kitaba dönüştürülmüş. İyi ki de dönüştürülmüş. Mecburen evde kaldığımız şu günlerde ne okusam diye sorup duranlara tavsiye edebileceğim en güzel birkaç kitaptan biri ortaya çıkmış. Kitabı tanıtmak yerine okurken önemli bulduğum için altığı çizdiğim kavramlar ve tanımları müsaadenizle paylaşmak istiyorum.

Boş benlik: İlahi olana ve cemaate bağlılığın kalmadığı benlik.

Çay: Küçük ihvan.

Devrin kıtlığı: Tanrı'nın sözlerini işitme kıtlığı.

Dindar: Gösterişi sevmeyen kişi.

Doruk yaşantı: Hakikati arayan ruh.

Erdemli şehir: İnsanların birbirileriyle yardımlaştığı ve dayanıştığı şehir.

Fakir: Az malı olan değil, ne kadar malı olursa olsun onunla yetinmeyen kişi.

Gösteri toplumu: Görünmediği zaman yok olacağını sanan toplum.

Hayal kırıklığı boşluğu: Hayallerle gerçekler arasındaki kapatılamayacak kadar büyük olan boşluk.

Heykel: Fazlalıkları atılmış mermer.

Huş der dem: İki nefes arasındaki zamanın farkında olmak.

İade-i nazar: Necis bir şeyle karşılaşınca ikinci kez bakmamak.

İbrahimî muhabbet: Misafir sevgisi.

Kamusal benlik: Yalan benlik, maske ile gezdirilen, diğer insanlara gösterilen benlik.

Kendi olma ümitsizliği: Kendisi olmaktan doğan ümitsizlik, halini ve kendisini beğenmeme ve değişmeyeceğini düşünme.

Kızılelma: Fenafillah olmak.

Konfor: Ruhun bataklığı.

Kör kazma: Eski olan her şeyi yıkmak arzusunda olanların taşıdığı alet.

Küreselleşme: Nereye giderseniz gidiniz arkanızda bir şey bırakmamanızdır.

Manevi ihtiyat akçesi: Merhamet, müsamaha ve şefkat gibi duygular.

Modern insan: Yaşantı oburu.

Nâ-mevcudiyetin bitişi: Devamlı hazır olma, aranıldığında bulunma hali.

Narsistik merhamet: kendi cinsinden, türünden, kabilesinden, ailesinden olana karşı duyulan merhamet.

Nefes alıp vermek: Farkında olmadan zikretmek.

Nefes ayıklığı: Aldığımız her nefesin farkında olmak, şükretmek.

Otantik insan: Fıtratına ve özüne sadık kalmış, göründüğü gibi olan kalbi temiz kalmış halis insan.

Pasif nihilizm: Ümitsizlik ve karamsarlığı düşüp hiçbir şey yapmama.

Performans toplumu: Sosyal ağlarda yer almadan duramayan toplum.

Pozitif yanılsama: Kendimizi olduğumuzdan daha akıllı ve yakışıklı zannetme.

Psikiyatrist: Elem ve keder doktorluğu.

Reklam: İnsanın özeline yapılmış saldırı.

Selfitis: Günde en az beş selfi çekip paylaşma hastalığı.

Sevinci bulmak: Bir işi zevkle yapmak.

Sözün büyüsüne kapılmak: Vaaz uzadığında vaizin kendi vaazına hayranlığından dolayı vaazı uzatması.

Sözün düşüşü: Değerli ve hikmetli sözün kıymetinin gittikçe azalması.

Şiir: Darası alınmış söz.

Tefeci: İyiliği karşısında mükafat bekleyen kişi.

Teslimiyet: Kişinin kendisini Allah'a emanet etmesi.

Tevrat: Yahudilerin vatanı.

Tutuklanmış yetişkinlik: İnsanların devamlı alışveriş yapmaları için devamlı ergen kalmaya zorlanması.

Uyku: Küçük ölüm

Yaralı şifacı: Damdan da düşmüş doktor.

Yaşamak: Farkında olmak, öğrenmek.

Hiç şüphesiz kitap bundan çok daha fazlası. Ben sadece kendimce önemli gördüklerimi paylaştım. Şimdi aklınıza şöyle bir soru gelebilir. Kitabın tanımını yapacak olsaydınız ne derdiniz? Böyle bir soruya hazırlıklı olduğum için hemen cevap vereyim. Ama bu tanımı kitaptan ödünç aldığım bir beyt ile yapacağım.

Dünyaya Geldim Gitmeye: İnci ve mercan kadar kıymetli bir kitap.

Sadettin Hoca'mızın merhum annesi;

Alimle sohbet etmek la'l u mercan incidir

Nªdânla sohbet etmek daima kalp incitir

Dermiş. Bu kitabı okumak iki alimin sohbetine iştirak etmek demek. Siz de inci mercan toplamak istiyorsanız lütfen kitabı okuyunuz.





Bu yazıyı, Facebook'ta paylaşayım...

Bu yazıyı, Twitter'da paylaşayım...

Bu yazıyı, LinkedIn'de paylaşayım...

Bölümler

Yazılarım

Yazılarımı okuyabileceğiniz sayfadır.

Kitaplarım

Kitaplarımı görebileceğiniz sayfadır.

Basında

Basındaki haberleri görebileceğiniz sayfadır...

Etkinlikler/Takvim

Tüm etkinlik, toplantı ve konuşmalarımın haberini takip edebileceğiniz sayfadır.

Videolar

Bir İslam Şehrinin Anatomisi: Saraybosna

Hasan Aydın, İslam medeniyetinin izlerini ve özellikle Saraybosna’da vücut bulan son büyük ifadesini kapsamlı bir biçimde anlatıyor. Çok katmanlı mimari yapısıyla Saraybosna’yı anlatan pek çok eser yazıldı, bunların arasında bu kitabın özel bir yeri var. Medine’den Bosna’ya İslam şehir tasavvurunun izini süren Hasan Aydın, Boşnak kimliğinin oluşumunu, Osmanlı ile beliren yeni şehir siluetini ayrıntılarıyla ele aldı. Tarihin ana imarının büyük şehirlerin vadisinden aktığını Ali Paşa Camisi, Gazi Hüsrev Bey Külliyesi, Ferhadiye Caddesi, Mostar, Poçitel, Nezir Ağa Camisi, vezirlerin gözbebeği Travnik ve Drina Köprüsü üzerinden gözler önüne seriyor. Beş asırlık bir serüvenin ardından yaşanan yıkımlar ve yeni kimlik inşasının gerilimleri ve nüfuz çekişmeleri bağlamında anlatılıyor. Bosna’ya böyle bakmak sadece tarihe daha yakından şahitlik etmek değil, bir kurtarma, bir felaket ya da veda anında bir dostun yanında olmaktır.

Dijital Dünya, Çocuk ve Medyatik Hafıza

Prof. Şentürk’ün söylediği büyük tehlike çok küçük yaşlardan itibaren cep telefonu, televizyon ve sosyal medya gibi mecralarda korku ve şiddet barındıran çocuk anlatıları, sinema, animasyonlar, televizyon, oyunlar ve dijital kültürle karşı karşıya kalan çocukların hafızalarının yanı sıra gerçeklik algılarının, kimliklerinin ve toplumsal aidiyetlerinin olumsuz olarak etkilenmesidir. Prof. Şentürk, medyanın sunduğu kurgulanmış dünyaların, çocuğun içinde yetiştiği aile ve toplumun müşterek hafızası, gelenekleri ve değerleriyle kurduğu bağı zayıflatarak çocukların gerçeklik algısında, kimliklerinin ve psikolojilerinin gelişmesinde giderek daha belirleyici hale geldiğini üzerinde duruyor.

ismailgulec.net