III. Ahmed Kütüphanesi Kitapları

Lale Devrinin padişahı III. Ahmed’in (s. 1703-1730) kültür ve sanat dünyamıza katkısı çoktur. Onlardan biri de Topkapı Sarayı içinde yaptırdığı müstakil kütüphane binasıdır.

Kendisinden önce Saray’da müstakil bir kütüphane bulunmuyordu. Önceki sultanlar devirlerinde muhtelif vesilelerle biriken binlerce kitap muhtelif odalarda ve dolaplarda muhafaza ediliyordu. III. Ahmed, yeni bir kütüphane binası yaptırarak sarayın her tarafına dağılmış kitapları bir araya getirdi ve Saray’da ilk defa bir kütüphane kurma övüncüne sahip oldu. 17 Şubat 1719’da başlanan inşaat sekiz ay bir hafta gibi kısa sayılabilecek bir sürede tamamlanarak aynı yılın kasım ayının sonlarına doğru açılışı yapıldı.

Fındıklılı İsmet Efendi’nin verdiği bilgiye göre III. Ahmed, kütüphanenin temelini, dedesi Sultan I. Ahmed’in camiini yaptırırken kullandığı altın kazma ile atar. En azından elimizdeki bilgilere göre Osmanlı mülkünde o tarihe kadar yapılmış en görkemli kütüphane olduğunu söyleyebiliriz. Ustaca işlenmiş mermer kaplı cepheleri, çeşmelerle haşmetli bir hale getirilen giriş revakları, üzeri muhteşem kalem işi ile süslenen zengin alçı ve çinileri, sedef kaplı pencere panjurları, sütunlar başlıklar ve onları tamamlayan tezyini unsurlar ile âdeta bir müze gibi dönemin mimarisinin tüm özelliklerini bize sunuyor.

Kütüphanede bulunan kitaplar

III. Ahmed yaptırdığı kütüphaneye Saray’daki tüm kitapları toplatıp koyar ve bir vakfiye ile de çalışma sistemini belirler. Muhterem hocalarım Prof. Dr. Mustafa Çiçekler ve Prof. Dr. Ahmet Cihan’ın hazırladıkları ve burada bahsetmeme izin verdikleri III. Ahmed Kütüphanesi’ne dair çalışmalarında yer alan kitapların listesini konularına göre çoktan aza doğru listeliyorum:

Konular Adedi %

Fıkıh ve usul-i fıkıh 683 % 20,1
Hadis 441 %13,0
Edebiyat kitapları 383 %11,3
Felsefe, Astronomi, Matematik, Mantık ve mûsîkî kitapları 333 %9,8
Târîh kitapları 252 %7,4
Tasavvuf 245 %7,2
Tefsir 244 %7,2
Tıp kitapları 221 %6,5
Kelâm ve Âdâb 196 %5,8
Gramer Kitapları 130 %3,8
Belagat-Me‘ânî ve’l-Arûz 106 %3,1
Sözlükler 98 %2,9
Ferâ’iz ve Hisâb 41 %1,2
Rüya tabirleri 28 %0,8
Toplam 3401 %100

Kitaplar teker teker incelenip alt konuları da tespit edildikten sonra hazırlanacak liste bize dönemin ilgi ve merakları ile eğitimi hakkında çok şey söyleyecektir. Konuyu uzmanlarına havale edip listede dikkatimi çeken birkaç hususu paylaşacağım.

Koleksiyon, her şeyden önce İslam ilimlerinin ağırlıkta olduğu klasik bir medrese kütüphanesine benziyor ancak bu kadar zengin koleksiyona sahip medrese sayısı çok olmasa gerek. Mevcut kitapların %53,3'ünden fazlasını (Fıkıh, Hadis, Tefsir, Tasavvuf, Kelâm) dini ilimler oluşturuyor. Fıkıh ve usul-i fıkıh başlığı tek başına kitapların %20,1 ile en büyük orana sahip. Bu durum, günlük hukuki ve ibadet hayatını düzenleyen fıkıh ilmine hayatî derece önem verildiğine işaret ediyor. Dinî kitapların sayısının koleksiyonun ağırlığını teşkil etmesi koleksiyonun temel amacının ve ağırlık merkezinin fıkhî, itikadî ve ahlakî konular olduğunu gösterir.

Tefsir ve hadis kitaplarını incelediğimde kahir ekseriyetinin Arapça metinler olduğunu gördüm. Tefsir kitapları arasında Türkçe neredeyse hiç yok denecek kadar azdı. Hadis kitapları arasında Tercüme-i Mevâhibü’l-Ledünniyye, Hilye-i Hâkânî, Fezâ’ilü’l-e’immeti’l-erba‘a gibi birkaç Türkçe idi. Neden Türkçe tefsir ve hadis kitapları yok denecek kadar az olduğu sorusunun cevabını da uzmanlarına havale ettikten sonra yazımıza devam edelim.

Edebiyat kitaplarının %11,3 ile Hadis'ten hemen sonra gelmesi, metin anlama, ifade zenginliği ve estetiğin (lügat, belagat ve gramerle birlikte düşünüldüğünde) verilen değerin yüksekliğini göstermektedir.

Temel dinî ilimlerin yanında, koleksiyonun farklı disiplinler yazılmış bilimsel kitaplara sahip olduğu görülmektedir. Felsefe, Astronomi, Matematik, Mantık ve Mûsîkî'nin aynı başlık altında toplanması (%9,8), bu disiplinlerin klasik dönemde birbirini destekleyen ilimler olarak algılandığını gösterir. Özellikle tüm ilimlerin doğru usulle yapılabilmesi için temel kabul edilen Mantık kitapları dikkat çekici.

Tıp kitaplarının %6,5 ile önemli bir yer tutması, pratik hayatta kullanılan bir ilim olması dolayısıyla olsa gerek. %7,4 oranındaki târîh kitaplarına bir başlık olarak verilmeyen ancak listelerde dağınık halde serpiştirilmiş gibi duran siyasetname ve nasihatname türünün olması yöneticilerin geçmişten ders alma ve siyasi tecrübeyi kaydetme geleneğine sahip olduğunu gösteriyor.

Fıkhın bir alt kolu olan ve miras hesaplama ile ilgilenen Ferâ’iz ve Hisâb sadece %1,2 ile listenin altında yer alır. Ancak bu oran bile çok sayılabilir. Konu önemli olmasına rağmen, bu alandaki eserlerin temel eserlerle sınırlı kaldığı veya diğer ana ilimler içinde (özellikle Fıkıh ve Matematik) ele alınmış olabileceği de düşünülebilir.

%0,8 gibi bir oranla listenin en altında yer alan rüya tabirleri konunun koleksiyonda bulunmakla birlikte, ciddi ilmi disiplinlere göre çok daha ikincil bir konumda olduğunu göstermekle birlikte saray efradının konuya ilgi duyduğunu göstermesi bakımından önemlidir.

Koleksiyonu genel olarak değerlendirdiğimizde bir yandan İslamî ilimlerde derinleşmeye odaklanırken diğer yandan mantık, matematik ve tıp gibi akli ve pratik ilimleri de dışlamayan, dengeli ve geleneksel bir ilim anlayışını temsil ettiği söylenebilir.

Edebiyat Kitapları

Merak ettiğim için kütüphane defterinde kayıtlı edebiyat kitaplarını incelediğimde dikkatimi çeken birkaç hususu sıralıyorum.

Tam olarak sayıp dökümünü yapmadım ama incelediğim kadarı ile kitapların %90’ı Arapça, %8’i Farsça %2’si Türkçe diyebiliriz.

Hz. Peygamber hakkında yazılmış metinlerin ve Kasidetü’l-Bürde ve bediiyyat türünde kasidelerin çok olduğunu görüyoruz.

Başta Hz. Ali ve Hz. Peygamber’in şairi Hassan b. Sabit olmak üzere muallaka şairleri ve diğer meşhur Arap şairlerinin divanları bulunuyor.

Tabakat ve tezkire adı verilen biyografik kaynaklar yer alıyor.

Makamat türü kitapların sayısının fazla olması dikkat çekici.

Bostan ve Gülistan’ın metinleri ve Arapça şerhleri var. Türkçe şerhlerinin olmaması dikkat çekici.

Ali Şir Nevayî, Şem‘î, Sürûrî, Vâhidî gibi şairlerin divanları var. Bildiğimiz büyük şairlerin divanlarının olmaması dikkat çekici. Çok okunduğu için odalarda tutulduğunu düşündüm. Türkçe manzumeler mecmualar ve kimi metinlerin şerhlerinden ibaret. Ancak sayıları çok fazla değil.

Gurerü’l-hikem ve Dürerü’l-hilem gibi hadis, Takvîmü’l-Büldân gibi coğrafyaya, Takvîmü’s-siyâseti’l-mülûkiyye ve Fâkihetü’l-hulefâ’ ve Mufâkehetü’z-zurefâ, Ahkâmü’s-sultâniyye gibi ahlak ve siyasetnameye, Beyâzü’n-nebât gibi botanik, Kitâbü’l-Hayevân gibi biyoloji bilimine ait eserlerin de listede yer alması listenin yeniden gözden geçirilmesini gerekli olduğunu gösteriyor.

Son olarak üzerinde durmak istediğim bir konu daha var. Son yıllarda çok güzel kütüphaneler yapıldı ve yapılmaya devam ediyor. Yapılan kütüphanelerin görkemli açılışları yapılıyor. III. Ahmed Kütüphanesinin açılışında düzenlene merasimde dersiâm tayin edilen Selim Efendi’nin takrir ettiği dersten sonra devrin meşayihinin duasıyla açıldığını Raşid tarihinden öğreniyoruz. Bu geleneği günümüzde yaşı kemale ermiş, ilmi seviyesi herkes tarafından teslim edilen kıdemli hocalarımıza ve kendini yetiştirmiş düşünür ve hocalara açılış dersi yaptırılarak devam ettirmek güzel olmaz mı?

Prof. Dr. Mustafa Çiçekler ve Prof. Dr. Ahmet Cihan hocalarımı böyle güzel bir eseri kültür ve ilim hayatımıza kazandırdıkları için tebrik ediyorum. Bu çalışmanın birçok yeni çalışmaya kaynaklık edeceğine inanıyorum.




Bu yazıyı, Facebook'ta paylaşayım...

Bu yazıyı, Twitter'da paylaşayım...

Bu yazıyı, LinkedIn'de paylaşayım...

Bölümler

Yazılarım

Yazılarımı okuyabileceğiniz sayfadır.

Kitaplarım

Kitaplarımı görebileceğiniz sayfadır.

Basında

Basındaki haberleri görebileceğiniz sayfadır...

Etkinlikler/Takvim

Tüm etkinlik, toplantı ve konuşmalarımın haberini takip edebileceğiniz sayfadır.

Videolar

Geylani İlahiler

Güfte: Belirsiz Beste: Abdullah Uysal
Hamdülillah keşfedip alemleri ser-tâ-be-pâ
Düştü râhım câyına sultânım Abdülkadir'in
2. Güfte: Hüseyin Vassaf Beste: Abdullah Uysal
Mest etti beni mithat-i Abdülkadir
Cezbetti beni Hazret-i Abdülkadir
3. Güfte ve Beste: Hüsnü Sarıer
Hiç bulunmaz akrânı
Mahz-ı lutf-i Yezdânî
Gavsu'l-a'zam Geylânî
Sultân Abdülkâdir'in
4. Hicaz-Uşşak Şugul
Abdülkâdir Geylânî yâ ze’l-fazli ve’l-ihsânî
5. Güfte: Anonim Beste: Abdullah Uysal
Geylan’dan yürüdü dil-güşâ ile
Erenler sultanı Pir Abdülkâdir
6. Güfte: Aşkî Beste: Aşkî
Meded yâ gavsü’l-a’zâm pîr Sultan Abdülkadir
Mevhibe-i muazzâm pîr Sultan Abdülkadir
7. Güfte: Anonim Beste: Hafız Hüsameddin Efendi
Abdülkadirü’l-Geylani zü’t-tasrî ve fi’l-ekvânî
Ya Mevlâye ferdâ ‘anhu rıdvânen alâ rıdvânî
8. Güfte ve beste: Anonim
Allah Allah Rabbünâ yâ men aynî sâdîrî
Sultanu küllün evliyâ pîrim Abdülkâdirî

Neyzen Tevfik'in Tasavvuf Dünyası

Neyzen Tevfik’in layıkı veçhile tanınıyor mu?
Neyzen dervişlerin gölgesi altına ne zaman ve ne vesile ile girdi?
Mevlevihane yılları ona ne kazandırdı?
Mevlevî olduğunu açıkça beyan ettiği şiirleri var.
Mısır’a neden gidiyor ve orada neler yapıyor?
Mehmet Akif’le tanışması ve dostluğu
Bektaşilikle tanışması
Sohbetlerine gittiği veya çevresinde bulunduğu tasavvufî yönüyle bilinen zâtlar
Şiirlerinde en çok üzerinde durduğu konular
Fuzulî’nin tahmis ettiği gazelin nesini beğendi?
Hicivleri
Onunla ilgili anlatılan fıkraların özellikleri
Hakkında yazılan yazılarda en çok hangi özelliği üzerinde duruluyor?
Resulullah neşesinde olmasının sırrı nedir?

ismailgulec.net