Giritli Aziz Efendi’nin Varidat’ı

Varidat, sufiler arasında kullanıldığında kulun herhangi bir kasdı olmaksızın kalbine Allah tarafından indirilen manalar, Allah’tan gelen ilhamlar kastedilmektedir. Varidat deyince ilk akla gelen isim Şeyh Bedreddin’dir. Ondan başka Bursevi, Erzurumlu İbrahim Hakkı, Haşim Baba, Hasan Kaini gibi varidatını kaleme alan mutasavvıflar da vardır. Hatta varidatlara şerhler bile yapılmıştır.

Nedim Tan, kitabını giriş ve iki bölüm üzerine inşa etmiş. Girişte Aziz Efendi’nin hayatı hakkında bilgi vermiş. Birinci bölümde Varidat’ın açıklamalı çeviri metni yer alıyor. İkinci bölümde ise Varidat’ın Latin harflerine aktarılmış metni yer alıyor. Kitap bibliyografya ve indeks ile sona eriyor.

Giritli Aziz Efendi ile ilgili bilgilerin verildiği bölümde Halveti olması oldukça önemli bir bilgi. Aziz Efendi’den bahseden kaynaklar onun Bektaşi-Hurufi meşrep birisi olduğunundan bahsederler ve şeriata mugayir kimi davranışlarından bahsederler. Bu açıdan Nedim Tan’ın Aziz Efendi’nin Halveti-Nakşi bir çizgide olduğunu söylemesi önemli, ancak öne sürdüğü gerekçelerin kesin olarak böyle bir yargıda bulunmamız için yeterli olmadığını belirtmeliyim.

Varidat türü eserler özetlenecek eserlerden değildir. Bunlar okunup zevk alınacak ve tadı damakta kalacak eserlerdendir. Bu bakımdan burada özetleyecek değilim. Ancak konularından bahsedebiliriz.

34 varidede tecelli, sırrın ifşası, kalbin sohbetleri, Hakk’ı bilenleri bilmek, kusursuz akıl, insanın nefsi, zuhurdan nihayete, terk, ilham ve vesvese, ikrar ve seyr ü süluk, kerem ve zıtları, insanın yokluğu Allah’ın varlığı, devr, feyz, nefsin akla üstünlüğü, ehl-i hal ve hakikat, nefsin hilesi, insanın alem-i kübra oluşu, Hakk’ın bir suret üzere tecellisi, mürşidin gerekliliği, hal ehlinin kedersizliği, mücahede, insanın mertebesi, dört kapı, Allah sevgisi, ilahi emanet, mürşid kimdir, fakr, talep ve himmet, dört alem, cennet ehli, dert ve deva, keşf, kudret ve tasarruf ile varlığın birliğine dair konular yer alıyor.

Nedim Tan, konular arasında geçen kimi kavram ve özel isimler hakkında dipnotta bilgi vermiş. Ayrıca Aziz Efendi’nin Muhayyelat ve Divançe’sinde konu ile ilgili bölümlere de gönderme yaparak konunun Aziz Efendi tarafından nasıl anlaşıldığı daha iyi açıklanmakta.

Okurlarımızın aklına ¨Acaba bizim de kalbimize Hak’tan ilham varid olur mu?¨ sorusu gelebilir. Cevabını Aziz Efendi şöyle veriyor:

Herhangi bir çaba olmaksızın insanın kalbine gelen manalar (varidat-ı kalp) aslında hakikati tasdikin ifadesidir, hakikati tasdik ise nefsi arındırmaktan (tasfiye-i nefs) ibarettir.

Bize düşen evi temizlemek. Hanenin sahibi evi temiz görünce gelir, vesselam.

Geldi nefse şah-ı candan yine ferman u hitâb
Harfe koydu hâlini yazdı kalemle bir kitâb

Allah kalplerimizi ilhamından mahrum bırakmasın.

İsmail GÜLEÇ

igulec@sakarya.edu.tr





Bu yazıyı, Facebook'ta paylaşayım...

Bu yazıyı, Twitter'da paylaşayım...

Bu yazıyı, LinkedIn'de paylaşayım...

Bölümler

Yazılarım

Yazılarımı okuyabileceğiniz sayfadır.

Kitaplarım

Kitaplarımı görebileceğiniz sayfadır.

Basında

Basındaki haberleri görebileceğiniz sayfadır...

Etkinlikler/Takvim

Tüm etkinlik, toplantı ve konuşmalarımın haberini takip edebileceğiniz sayfadır.

Videolar

Öğretilmesi ihmal edilmemesi gereken konular

Çocuklara felsefe ve düşüncenin aktarılması neden önemli?
Bir çocuk kaç yaşında felsefe ile karşılaşmalı?
Çocuklara yönelik yazmak ile yetişkinlere yazmak arasındaki fark
Çocuklar için düşünce yolculukları fikri nasıl doğdu?
Çocuklara mahsus bir dil oluşturulmalı mı?
Felsefe ve düşünceyi çocuklara anlatmayı başarmak için nelere dikkat edilmeli?
Çocuklara felsefe anlatırken en çok zorlanılan konu
Yazar bir hikâye anlatıcısı mıdır, eğitici midir ya da rehber mi?
“Düşündürmek” ile “bilgi vermek” arasındaki denge
Bilgiyi hikâye etmenin zorlukları
Çocuklar en çok hangi düşünmeye ihtiyaç duydukları konular

Mecelle ve Osmanlı hukuk tarihindeki yeri

Mecelle hangi ihtiyaçtan doğmuştur? Dönemin yöneticileri neden böyle bir kanun hazırlama gereği duydu?
Mecelle’nin hazırlanmasında görev alacak hukukçuları kim nasıl seçti? Hangi özelliklerine dikkat edildi?
Mecelle hazırlanırken klasik fıkıh geleneği ile modern hukuk arasında nasıl bir ilişki kuruldu?
Mecelle’nin başındaki küllî kaideler neden bu önemli?
Bu kaidelerin günlük hayatta bir karşılığı var mı?
Mecelle’nin dili ve üslubu hakkında ne söyleyebiliriz? Diğer hukuk metinlerinden farklı bir tarafı var mı?
Mecelle daha çok hangi konuları ihtiva ediyor? İnsanların günlük hayatını nasıl etkiledi?
Osmanlılarda Mecelle hükümleri nasıl öğretiliyor ve uygulanıyordu?
Mecelle bugünün hukuk sistemine hitap ediyor mu?
Günümüz hukuk düşüncesinin Mecelle’den alabileceği ilkeler var mı?
Mecelle’yi bugün yeniden okumak bize nasıl bir düşünce ufku kazandırabilir? Hukuk talabeleri okumalı mıdır?

ismailgulec.net