Özgeçmiş
...
1571’de, Lefkoşa’nın fethi sırasında sokak aralarında yapılan savaşlarda şehit olan yedi Türk askerinin, bir rivayete göre yedi kardeşin mezarı imiş burası. Buraya kadar normal. Asıl ilginç olan bu yedi şehit askerin geceleri atlarıyla bölgeyi dolaşıp asayişi temin ettiğine dair olan söylence. Herkese görünmezlermiş, sadece gölgesi hafif olanlara görünürlermiş.
Yakın zamana kadar, yakın dediysek 20-30 sene öncesine kadar, bazı yaşlı teyzeler özellikle Perşembe ve Cuma günleri gelip ibadet ederlermiş, tespih ve zikir çekerler, adaklarını dağıtırlarmış burada. Dilekler kabul edildiği zaman mum yakma, yeşil renkli bezler örtme adeti varmış ama artık unutulmuş. Şimdilerde çok az kişi tarafından biliniyor ve ziyaretçileri de iyice azaldı. Bir de çıkmaz sokak gibi bir yerde olduğu için ancak benim gibi kaybolanların tesadüfen bulabilecekleri bir yapı....
Yazılarımı okuyabileceğiniz sayfadır.
Kitaplarımı görebileceğiniz sayfadır.
Youtube videolarını izleyebileceğiniz, A'mâk-ı Hayal Sohbetleri, Kültürümüzde Şiir ve Mûsikî (TRT Radyo), Enderun Sohbetleri (Vav Radyo), Enderun Sohbetleri (Vav TV) ve Mürekkep Damlaları (Vav Radyo)'ni dinleyebileceğiniz sayfadır.
Basındaki haberleri görebileceğiniz sayfadır...
Tüm etkinlik, toplantı ve konuşmalarımın haberini takip edebileceğiniz sayfadır.
Öğretmen ile mürebbi arasındaki farkın konuşulduğu programda eğitimin bilgi ve beceri kazandırmaktan öte insan yetiştirmek. Eğitim-öğretim ile insan yetiştirmek arasında bir fark var. Bir mürebbi dışarıya yönelmeden önce kendi iç dünyasını imar etmelidir. Bu bir karakter meselesi. Niyet ise önemli olan bir diğer kavram. Diğeri ise muhabbet. Çünkü “kalbe girmeden zihne girilemez”.
Vahdettin Işık, bu sohbetinde bize Türkiye'nin İslamcılıktan Türkçülüğe evrilen istikamet arayışını gerekçeleriyle aktarıyor ve isimlendirme konusunda bir öneride bulunuyor. Konuyu merak edenlerin ilgi ile dinleyecekleri bir sohbet olduğunu söylemeliyim.