Marunilerin köyü: Koruçam

Köyün ortasında meşhur iki yapı var. Biri St George Katedrali. Dışarıdan görkemli  ve  etkileyici olan yapının içi o kadar etkileyici değil. İki çan kulesi bulunan bu katedralin içinde değerli ikonlar ve eski dini eşyalar bulunuyor. Girişte mızrağıyla bir ejderha öldüren Aziz George’un ikonu var ve bu katedral de ona adanmış ve ismi verilmiş. 1974’ten önce Kıbrıs Maronit Kilisesi’nin resmi kilisesi olan katedral hâlen kullanılıyor. Özellikle hafta sonu Güney’den gelenlerin sayısının oldukça fazla olması ayinlere katılım oranının yükseltiyor.

Hristiyan Arap olan Maruniler ibadet ve ayinlerini Arapça yapıyorlar, Süryani ayin geleneğini takip ediyorlar ve topluluk olarak Roma Katolik Kilisesi’ne mensuplar. Muhtelif papalar da burayla ilgilenmişler ve papazlar göndermişler zaman zaman. Roma’da Maruniler için okullar açıp din adamı yetiştirmişler. Özellikle Haçlı Seferleri’nden sonra ilişkiler gelişmiş, Papalık burada kendi mezheplerinden bir cemaati yakından tanımış ve ilgisini hep sürdürmüş.

Bu köy çok ilginç. Köy KKTC sınırları içinde, sakinleri ise Güney Kıbrıs vatandaşı. KKTC’de yaşıyorlar ama seçimlerde oyu Güney’de kullanıyorlar. Güney Kıbrıs vatandaşı ama Rum ve Ortodoks değiller, Katolikler. Hristiyan Araplar ama Rumca konuşuyorlar, kutsal kitapları ve ayinlerini ise Arapça yapıyorlar. Arapçaları ise Türkçe, Yunanca ve İtalyanca karışımı garip bir lehçe. Ne dersiniz, biraz karışık değil mi?Köyün adının nereden geldiğine dair üç farklı rivayet var. İlki Lübnan’da bir yerleşim adı olup oradan göç edenlerin yeni yerleştikleri bu köye geldikleri yerdeki köylerinin ismini vermeleridir. İkinci görüşe göre Fenikeliler kurmuşlardır ve ismi onlar vermişlerdir. Üçüncü rivayet ise antik dönemden kalma olduğu şeklinde. Hangi rivayet daha doğrudur bilmem ama bana ilki daha makul geliyor.Nüfusunun gün geçtikçe azaldığı bu köyde daha çok yaşlılar yaşıyor.

Köyün nüfusu günümüzde sadece 98. Öyle ki köyün bu yaşlı nüfusuna bakıcı olarak Vietnam, Hong Kong ve Hindistan gibi ülkelerden gelen işçiler istihdam ediliyor. Bu hizmetçilerin maaşlarını Rum Kesimi veriyormuş. Sadece hizmetçilere değil, burada kalan yaşlılara da ayni ve nakti yardım yapıyorlarmış. Nüfus burada kalsın, devam etsin diye. Avrupa Birliği de burayı fonlamış.

Köyün bir diğer önemli özelliği bölgenin en çok yağış alan mevkii olması. Dolayısıyla hem tarlaları var, hem bostanları. Zeytin ve keçi boynuzu ağaçları da oldukça fazla. Tabi bir de hayvancılık ama eskisi kadar değil.Köyün diğer meşhur mekanı ise Yorgo’nun Kasabı.

Sahibi Yorgo vefat edince lokantasını şimdi çocukları işletiyor. Maria ve kardeşlerinin aynı zamanda garsonluk yaptığı bu lokantaya gidince size menü vermiyorlar. Sadece oğlak ve kuzu eti var. Çevirme olarak pişiriyorlar ve zengin bir meze menüsü ile servis ediyorlar; ızgara hellim ile başlıyorlar, pancar turşusu, salata, çakistas, kereviz ve karnıbahar turşusu, kuru cacık, yoğurt, ciğer kavurması ve humus ile masayı donatıyorlar. Etten önce bir dilim de sucuk ikram ediyorlar. Yemekler yendikten sonra da buranın deyimiyle ceviz macunu, yani reçeli ikram ediyorlar. Sadece et yemek için buraya gelen bir çok müşteri var. Servis kalitesi eskisi kadar güzel değilmiş ve biraz da pahalı sanki.

Köyden çıkarken Sadrazamköy yolu üzerinde yolun sol tarafında, alt tarafında bir şapel var. Kutsal Bakire Şapeli olarak bilinen bu şapelin önüne bir meydan açılmış ve cenaze törenleri burada yapılır olmuş.

Ada’nın en güzel yerlerinden birinde olan bu köyü de güzergahınıza almanızı tavsiye ederim.

 





Bu yazıyı, Facebook'ta paylaşayım...

Bu yazıyı, Twitter'da paylaşayım...

Bu yazıyı, LinkedIn'de paylaşayım...

Bölümler

Yazılarım

Yazılarımı okuyabileceğiniz sayfadır.

Kitaplarım

Kitaplarımı görebileceğiniz sayfadır.

Basında

Basındaki haberleri görebileceğiniz sayfadır...

Etkinlikler/Takvim

Tüm etkinlik, toplantı ve konuşmalarımın haberini takip edebileceğiniz sayfadır.

Videolar

İktisat sosyal bilim midir?

06:00 Ratıonun (Oran) İktisattaki Karşılığı Nedir?
21:12 Adam Smıth'in Ekonomi Düşüncesi
26:00 İktisadın Bilim Takıntısı Var mı?
35:00 Kapitalizm Nasıl Ortaya Çıktı?
38:00 İnsan ve Hayat Ne Kadar Rasyonel Olabilir?
42:00 Doğa Biliminin Metodu Sosyal Bilimlerin İhtiyacını Karşılar mı?
50:00 Doğa Bilimi, Sosyal Bilimi Nasıl Karşıladı?
53:00 Sosyal Bilimlerin Doğuşunda Rasyonalitenin Ne Tür Bir Etkisi Oldu?
58:00 Rasyonel Seçim Teorisi nedir?
01:06:00 İktisat biliminin doğuşu ve gelişim evreleri
01:20:00 18. ve 19. Asırda Almanya'yı özel kılan unusurlar ne?
01:23:00 Modernite ve rasyonalite arasındaki ilişki

18-19. asır Osmanlı Bursa'sında Sosyal Hayat ve Kadınlar

Sosyologlar aileyi nasıl tanımlar?
Sosyolojik bir bakış açısıyla aile nasıl tanımlanır?
Osmanlı toplumunda aile yapısı
Osmanlı'da evlilikler neden şer'iyye sicillerinde yer alıyor?
Osmanlı'da güçlü bir toplum oluşturmak için neler yapıldı?
Osmanlı toplumunu hangi kaynaklardan araştırabiliriz?
Edebi metinler toplum araştırmalarında kaynak olarak kullanılabilir mi?
Osmanlı toplumu ataerkil bir toplum olarak nitelenebilir mi?
Osmanlı toplumu nasıl bir aile yapısına sahipti?
Osmanlı vakıflarında kadının rolü
Osmanlı'da kadının sosyal ve ekonomik hayattaki yeri
Osmanlı kadınları sosyal yaşamda nasıl yer alıyordu?
Osmanlı'da evlilik akdi nasıl gerçekleşiyordu?
Örfi nikah nedir?
Osmanlı'da toplumsal yaşam ve aile yapısı
Osmanlı'da gayrımüslimlerle evlilik var mıydı?
Osmanlı toplumunda mehir miktarları nasıl belirlenirdi?
Osmanlı'da toplumsal yaşam ve aile yapısı
Osmanlı mahkemelerinde kadın hakları nasıl yer aldı?
Osmanlı'da toplumsal yaşam ve aile yapısı
Osmanlı'da boşanma oranı nasıldı?
Osmanlı toplumunda kimsesiz çocuklar için hangi tedbirler alınırdı?
Osmanlı toplumunda kimsesiz çocuklar için alınan tedbirler

ismailgulec.net