Hüseyin Baba

Meydan evi ve türbe

Birisi harabe iki yapı var burada. Harabe olan Silindir şeklinde taş ve ahşap bir yapının sadece ayakta kalmış duvarları. Pencere ve kapı boşlukları belli. Hatta mihrap girintisi bile duruyor. Mihrabı olan bir meydanmış burası. Zamanında meydan evi olarak kullanılıyormuş. Hayvanlardan ve define arayan insanlardan kendisini koruyamamış maalesef. Kendine has çok güzel bir mimarisi var buranın. Bir an aslına uygun olarak tamir edildiğini düşününce heyecanlandım. Bir hayırsever çıkar da arkadaki yapıyı tamir ettirdiği gibi burayı da yaptırır inşallah.

Türbe diğerinde. Buraya meydanevini geçtikten sonra yaklaşık yirmi kadar basamaktan sonra varılıyor. Uzaktan güzelliği farkedilen bu türbenin çok güzel bir kapısı var. Yeşile boyanmış, kemeri de ahşap, iki kanatlı bir kapı bu. Sekizgen formlu, sekiz parçalı piramit şeklinde çatılı ahşap bir bina burası. Çatı uzatılarak türbenin etrafını bir balkon gibi dönmüş. Köşelerin ucunda ahşap sütunlar konulmuş.

2005 yılında Adaköylü bir hayırsever tarafından tadilatı ve tamiratı yapılmış binanın kapısı kilitli ve pencereleri de kapalı olduğu için içeri girip göremedik. İsmail Engin’in çekip yayınladığı fotoğraflardan gördüğüm kadarı ile kapının tam karşısında üzerine yeşil örtü örtülmüş sanduka var. Yerler de yenilenmiş. Pencerelerinin çevresine yeşil bir şerit çekilmiş ve demir şebeke dışına da ahşap panjur ile kapatılmış. Duvarlarda herhangi bir levha veya resim görmedim.

Türbe ile meydan evinin arasında ne olduğunu bilemediğim bir taş var. Mezar taşı olamayacak kadar büyük ve köşeli bu taşın üzerinde birkısmı kırılmış bir kavuk ve gövde üzerinde ise boyna asılmış bir cüz resmi kazınmış.

Hüseyin Baba kim?

Bulgaristan Bektaşileri arasında önemli biri Hüseyin Baba. Hakkında fazla bilgi yok kaynaklarda. Muhtemelen daha sonraki dönemlerde tekkenin kurucusu veya halk arasında çok sevilen bir şeyhi olmalı. Türbe şu an makam türbesi gibi. Çünkü kemikleri sökülerek araştırılmak üzere Sofya’ya götürüldüğü söyleniyor. Neden hâlâ orada tutarlar bilmem. İnşallah tez zamanda yerine tekrar gömülür.

Zamanında burada kurbanlar kesilir, cemler yapılırmış. Muhtemelen şimdi de belli dönemlerde topluca ziyaretler yapılıyordur. Bizim gibi bireysel ziyaret edenler de vardır. Günün birinde meydan evinin de tamir edilmesi ve etrafının çevrilerek hayvanlardan korunması tek dileğimiz. İnşallah o halini de görürüz.





Bu yazıyı, Facebook'ta paylaşayım...

Bu yazıyı, Twitter'da paylaşayım...

Bu yazıyı, LinkedIn'de paylaşayım...

Bölümler

Yazılarım

Yazılarımı okuyabileceğiniz sayfadır.

Kitaplarım

Kitaplarımı görebileceğiniz sayfadır.

Basında

Basındaki haberleri görebileceğiniz sayfadır...

Etkinlikler/Takvim

Tüm etkinlik, toplantı ve konuşmalarımın haberini takip edebileceğiniz sayfadır.

Videolar

İstanbul Efsaneleri

Her döneme ait bir İstanbul efsanelesi var.

Efsanelerin işlevi
Efsaneleri, şehrin “gayriresmî tarihi” olarak okumak mümkün müdür?
Efsaneler tarihsel hakikati çarpıtır mı, yoksa başka bir tür hakikati mi dile getirir?
Bizans döneminden Osmanlı’ya devrolan efsaneler var mı? Bunlar nasıl dönüşmüştür?
Osmanlı şehir kültüründe efsanelerin yayılma mecraları (tekke, çarşı, saray, mahalle vb.)
Bir “efsane aktarıcısı” olarak Evliya Çelebi
İstanbul’un fethinin efsaneler üzerinden anlatılması bize ne söyler?
İstanbul’da neden özellikle bazı mekânlar efsane üretir?
Kız Kulesi, Ayasofya ve Galata Kulesi gibi yerlerin sürekli efsaneleştirilmesini nasıl açıklarsınız?
Yeraltı mekânları (sarnıçlar, tüneller) neden korku ve gizem efsanelerinin merkezindedir?
Bir mekânın “kutsal” ya da “uğursuz” olarak algılanması zamanla değişebilir mi?
İstanbul efsanelerinde dinî motifler mi, yoksa halk inançları mı daha baskındır?
Cin, tılsım, lanet gibi temalar şehir hayatında nasıl bir işleve sahiptir?
Efsaneler insanları korkutmak için mi, korumak için mi anlatılır?
Bu anlatılar mahalle kültürünü ve toplumsal denetimi nasıl etkiler?
Günümüzde İstanbul efsaneleri hâlâ üretiliyor mu, yoksa sadece tüketiliyor mu?

Avrupa’da Endülüs Bilim Mirası

Endülüs’ten önce İspanya nasıl idi? Endülüs fethedildikten sonra İber yarımadasında ne değişti?
Endülüs medeniyetine bilim nereden geldi ve nasıl gelişti?
Endülüslü alimlerin hepsi burada mı yetişti yoksa başka bölgelerden gelenler de var mıydı?
Müslümanları ve İslam’ı anlatan eserlerden bahsediyorsunuz. Bunların Batı’da İslam ve Müslüman algısına ne tür bir etkisi oldu?
Mozaraplar kimlerdir?
Avrupa’da Endülüs’teki İslam bilimlerine yönelik ilgi ne zaman, nerede ve nasıl başladı?
Toledo Tercümanlar Okulu’nun katkısı ve işlevi neydi?
Arapçadan tercüme edilen eserlerin tercüme süreçleri
Tercümeler hangi konularda ve hangi amaçlarla yapıldı? Kastilya-Leon Kralı X. Alfonso kimdir ve neden bu kadar çok İslam kültürü ve medeniyeti ile ilgilendi? Üniversitelerin kurulmaya başladığı döneme denk geliyor. Üniversitelere etkisine dair bir şeyler söylemek mümkün müdür?

ismailgulec.net