Vidin'de bir garip türbe: Selahattin Bey

Aradan bir asır geçer. Osmanlı yönetimini epey bir süre rahatsız ve meşgul eden Vidin ayanı Pazvandoğlu Osman Aga  bölgeyi ziyareti esnasında şehitlerin mezarlığını görür ve bugün ayakta kalmaya çalışan türbeyi yaptırır.  Selahaddin Bey cesur bir asker iken zamanla kahramanlığı ile üç asır önce gelen gazi dervişler gibi hem asker hem eren olarak kabul edilmeye başlar.

Türbe kare planlı, düzgün kesilmiş ve işlenmiş taş duvarlı, şimdi otların bürüdüğü kubbeli bir yapı. Güney duvarında mihrap çıkıntısı da bırakılmış. Bir zamanlar bulunan sanduka yapının ortasında yer alıyormuş ve türbenin girişi de kuzey tarafında imiş. Bir zamanlar Pazvantoğlu Camii içi gibi içinde süslemeler de varmış, ama şimdi her taraf yıkık, yerler kazılmış, duvarlar harap bir vaziyette.

Şimdi hastanenin temelleri altında kalan tekkede bir zamanlar yolcuların kaldığı misafirhane de varmış. Asâkir-i Mansûre-i Muhammediye ocağı yakınlarında bir yerde, askerlerin ve halkın devam ettiği cıvıl cıvıl olan tekkedeki türbe şimdilerde öleceği günü bekleyen bir hasta gibi yalnız ve çaresizce kendisine uzatılacak bir eli bekliyor. Allah’tan ümit kesilmez.





Bu yazıyı, Facebook'ta paylaşayım...

Bu yazıyı, Twitter'da paylaşayım...

Bu yazıyı, LinkedIn'de paylaşayım...

Bölümler

Yazılarım

Yazılarımı okuyabileceğiniz sayfadır.

Kitaplarım

Kitaplarımı görebileceğiniz sayfadır.

Basında

Basındaki haberleri görebileceğiniz sayfadır...

Etkinlikler/Takvim

Tüm etkinlik, toplantı ve konuşmalarımın haberini takip edebileceğiniz sayfadır.

Videolar

Ağaç Yaş İken Eğilir yahut İnsan Yetiştirme Sanatı

Öğretmen ile mürebbi arasındaki farkın konuşulduğu programda eğitimin bilgi ve beceri kazandırmaktan öte insan yetiştirmek. Eğitim-öğretim ile insan yetiştirmek arasında bir fark var. Bir mürebbi dışarıya yönelmeden önce kendi iç dünyasını imar etmelidir. Bu bir karakter meselesi. Niyet ise önemli olan bir diğer kavram. Diğeri ise muhabbet. Çünkü “kalbe girmeden zihne girilemez”.

Türkiye'nin İstikamet Arayışı

Vahdettin Işık, bu sohbetinde bize Türkiye'nin İslamcılıktan Türkçülüğe evrilen istikamet arayışını gerekçeleriyle aktarıyor ve isimlendirme konusunda bir öneride bulunuyor. Konuyu merak edenlerin ilgi ile dinleyecekleri bir sohbet olduğunu söylemeliyim.

ismailgulec.net