Özgeçmiş
...
Aradan bir asır geçer. Osmanlı yönetimini epey bir süre rahatsız ve meşgul eden Vidin ayanı Pazvandoğlu Osman Aga bölgeyi ziyareti esnasında şehitlerin mezarlığını görür ve bugün ayakta kalmaya çalışan türbeyi yaptırır. Selahaddin Bey cesur bir asker iken zamanla kahramanlığı ile üç asır önce gelen gazi dervişler gibi hem asker hem eren olarak kabul edilmeye başlar.
Türbe kare planlı, düzgün kesilmiş ve işlenmiş taş duvarlı, şimdi otların bürüdüğü kubbeli bir yapı. Güney duvarında mihrap çıkıntısı da bırakılmış. Bir zamanlar bulunan sanduka yapının ortasında yer alıyormuş ve türbenin girişi de kuzey tarafında imiş. Bir zamanlar Pazvantoğlu Camii içi gibi içinde süslemeler de varmış, ama şimdi her taraf yıkık, yerler kazılmış, duvarlar harap bir vaziyette.
Şimdi hastanenin temelleri altında kalan tekkede bir zamanlar yolcuların kaldığı misafirhane de varmış. Asâkir-i Mansûre-i Muhammediye ocağı yakınlarında bir yerde, askerlerin ve halkın devam ettiği cıvıl cıvıl olan tekkedeki türbe şimdilerde öleceği günü bekleyen bir hasta gibi yalnız ve çaresizce kendisine uzatılacak bir eli bekliyor. Allah’tan ümit kesilmez.
...
Yazılarımı okuyabileceğiniz sayfadır.
Kitaplarımı görebileceğiniz sayfadır.
Youtube videolarını izleyebileceğiniz, A'mâk-ı Hayal Sohbetleri, Kültürümüzde Şiir ve Mûsikî (TRT Radyo), Enderun Sohbetleri (Vav Radyo), Enderun Sohbetleri (Vav TV) ve Mürekkep Damlaları (Vav Radyo)'ni dinleyebileceğiniz sayfadır.
Basındaki haberleri görebileceğiniz sayfadır...
Tüm etkinlik, toplantı ve konuşmalarımın haberini takip edebileceğiniz sayfadır.
Prof. Şentürk’ün söylediği büyük tehlike çok küçük yaşlardan itibaren cep telefonu, televizyon ve sosyal medya gibi mecralarda korku ve şiddet barındıran çocuk anlatıları, sinema, animasyonlar, televizyon, oyunlar ve dijital kültürle karşı karşıya kalan çocukların hafızalarının yanı sıra gerçeklik algılarının, kimliklerinin ve toplumsal aidiyetlerinin olumsuz olarak etkilenmesidir. Prof. Şentürk, medyanın sunduğu kurgulanmış dünyaların, çocuğun içinde yetiştiği aile ve toplumun müşterek hafızası, gelenekleri ve değerleriyle kurduğu bağı zayıflatarak çocukların gerçeklik algısında, kimliklerinin ve psikolojilerinin gelişmesinde giderek daha belirleyici hale geldiğini üzerinde duruyor.
Söz konusu sorunların hâlâ yoğun biçimde tartışılıyor olması ve her düzeyden insanın hâlâ ilgisini çekiyor olması, verilen cevapların ya isabetsiz olduğunu ya yetersiz kaldığını ya da üretilen çözümlerin istenen başarıya ulaşamadığını göstermektedir. O zaman sormak gerekiyor: Neden? Bu programda, “Neden?” sorusuna cevap olmak üzere Prof. Dr. Emin Köktaş, Osmanlı/Türkiye eksenli bir perspektiften hareketle Müslüman toplumların karşı karşıya oldukları sorunlara ilişkin fikirleri, siyasal arayışları ve uygulamaları tartışıyor.