Özgeçmiş
...
|
Her yolculuk gibi bu yolculukta da iyi bir arkadaşla birlikte olunursa, hayat-ı mecâzî olan bu âlemimiz güzel olur ve hayat-ı hakîkî olan ebedî hayatımızın güzelliğini de garanti eder. Mecâz ise hakîkate giden bir köprüdür. Bu dünya hayatı ahret hayatımızın bir yansımasıdır ve adeta ayna tutar. İnsan, bu yolculuğunu bilerek yaparsa mesele yoktur, ama bilmeden yol almaya kalkarsa her an şüphe, endişe, korku içinde kalır. Çünkü, ayağını bastığı yerin sağlam mı, çukur mu, batak mı olduğunu bilemez. Hele bir de karanlıktaysa... Bu durumda olanlar için de kolay bir yol vardır. O da iz sürmektir. İnsan, önünde yolu bilen biri olursa, onu takip eder ve onun bastığı yerlere basıp, izini izlemek suretiyle tehlikesiz bir yolculuk yapabilir. Çünkü, önderi olan Hz. Peygamber’in varisi insân-ı kâmil olan mürşit, tehlikeli yere basmayacaktır. Zamanla yolu iyice öğrenirse, bu kez onun talebeleri de, aynı yöntemle onu izlemeye başlarlar. Bu seferi Lütfi Filiz’in şu şiiri çok güzel bir şekilde özetlemektedir. SEFERNAME
Yalnız gidenin hâli harap, ömrü hederdir Doğru bilici öncü gerek yolcuya, zirâ Bir mürşid-i kâmil ara, boş geçmesin ömrün Tut dâmenini aşk ile sen ol ulu zâtın Her âşığa yokluk gerekir almak için yol Her zahmeti rahmet bilir Hak yolcusu elbet Bel bağladığın aşk ipini dosttan ayırma Hak gezdirir her bir durağı zevk ile seyret Aşk kervanının başbuğuna bağlı bu FÂNÎ Seferini hayırla tamamlayan yolcular arasına katılma niyazıyla, bu dünyadaki seferlerin gerçek seferde olduğumuzu unutturmaması duasıyla, seferiniz kutlu, azığınız bereketli, akıbetiniz hayırlı olsun. igulec@sakarya.edu.tr |
...
Yazılarımı okuyabileceğiniz sayfadır.
Kitaplarımı görebileceğiniz sayfadır.
Youtube videolarını izleyebileceğiniz, A'mâk-ı Hayal Sohbetleri, Kültürümüzde Şiir ve Mûsikî (TRT Radyo), Enderun Sohbetleri (Vav Radyo), Enderun Sohbetleri (Vav TV) ve Mürekkep Damlaları (Vav Radyo)'ni dinleyebileceğiniz sayfadır.
Basındaki haberleri görebileceğiniz sayfadır...
Tüm etkinlik, toplantı ve konuşmalarımın haberini takip edebileceğiniz sayfadır.
Her döneme ait bir İstanbul efsanelesi var.
Efsanelerin işlevi
Efsaneleri, şehrin “gayriresmî tarihi” olarak okumak mümkün müdür?
Efsaneler tarihsel hakikati çarpıtır mı, yoksa başka bir tür hakikati mi dile getirir?
Bizans döneminden Osmanlı’ya devrolan efsaneler var mı? Bunlar nasıl dönüşmüştür?
Osmanlı şehir kültüründe efsanelerin yayılma mecraları (tekke, çarşı, saray, mahalle vb.)
Bir “efsane aktarıcısı” olarak Evliya Çelebi
İstanbul’un fethinin efsaneler üzerinden anlatılması bize ne söyler?
İstanbul’da neden özellikle bazı mekânlar efsane üretir?
Kız Kulesi, Ayasofya ve Galata Kulesi gibi yerlerin sürekli efsaneleştirilmesini nasıl açıklarsınız?
Yeraltı mekânları (sarnıçlar, tüneller) neden korku ve gizem efsanelerinin merkezindedir?
Bir mekânın “kutsal” ya da “uğursuz” olarak algılanması zamanla değişebilir mi?
İstanbul efsanelerinde dinî motifler mi, yoksa halk inançları mı daha baskındır?
Cin, tılsım, lanet gibi temalar şehir hayatında nasıl bir işleve sahiptir?
Efsaneler insanları korkutmak için mi, korumak için mi anlatılır?
Bu anlatılar mahalle kültürünü ve toplumsal denetimi nasıl etkiler?
Günümüzde İstanbul efsaneleri hâlâ üretiliyor mu, yoksa sadece tüketiliyor mu?
Endülüs’ten önce İspanya nasıl idi? Endülüs fethedildikten sonra İber yarımadasında ne değişti?
Endülüs medeniyetine bilim nereden geldi ve nasıl gelişti?
Endülüslü alimlerin hepsi burada mı yetişti yoksa başka bölgelerden gelenler de var mıydı?
Müslümanları ve İslam’ı anlatan eserlerden bahsediyorsunuz. Bunların Batı’da İslam ve Müslüman algısına ne tür bir etkisi oldu?
Mozaraplar kimlerdir?
Avrupa’da Endülüs’teki İslam bilimlerine yönelik ilgi ne zaman, nerede ve nasıl başladı?
Toledo Tercümanlar Okulu’nun katkısı ve işlevi neydi?
Arapçadan tercüme edilen eserlerin tercüme süreçleri
Tercümeler hangi konularda ve hangi amaçlarla yapıldı?
Kastilya-Leon Kralı X. Alfonso kimdir ve neden bu kadar çok İslam kültürü ve medeniyeti ile ilgilendi?
Üniversitelerin kurulmaya başladığı döneme denk geliyor. Üniversitelere etkisine dair bir şeyler söylemek mümkün müdür?