Batan şeyleri sevmeyen bir ârif: Ayaşlı Şakir Efendi

Ankara Ayaş’ta dünyaya geldiği için ‘Ayaşlı’, Darülmuallimin Mektebi mezunu olduğu için de ‘Muallim’ lakaplarını alan Ayaşlı Muallim Şâkir’in Sadettin Ökten Hoca’nın sohbetlerinde sıkça tekrar ettiği bir dörtlüğü var. Dörtlüğe ve açıklamasına geçmeden bu derin sözlerin sahibini biraz tanımak ve tanıtmak isterim.

Anne tarafından Bayramî-Melamî şeyhlerinden Bünyamin Ayaşî’nin soyundan gelen Şakir Efendi henüz çocuk iken annesini kaybeder, anneannesi ve teyzesinin yanında büyür. Hafız olup Arapça ve Farsçayı öğrendikten sonra gittiği İstanbul’da imtihansız girdiği Muallim Mektebini birincilikle bitirir. Şiir yazmaya İstanbul’a gitmeden önce başlayan şairin yazımıza konu olan şiiri Tokat’ta cinnet geçirdikten sonra başlayan ikinci dönemine aittir.

Geometrik desenin nesi İslam ile ilgili? Desenin İslam ile nitelendirilmesini sağlayan özelliği nedir?
İslam geometrik desenlerinin özellikleri
Bu desenleribir yapının hangi unsurlarında görüyoruz?
Daire, kare ve yıldız biçimlerinin tercih edilmesinin özel bir nedeni var mı?
İslam sanatında geometrinin bu denli zengin bir içerikle yer alması sadece hayvan figürlerinin hoş görülmemesi ile açıklanabilir mi?
Geometrik desenlerin kökeninde bir felsefe var mı?
Geometrik desen pergel ve cetvelsiz olmaz. Mimarlar ve sanatkârlar pergel ve cetvel kullanmayı nerede ve nasıl öğreniyorlardı?
İslam geometrik desenleri kendisinden öncekilerden etkilendi mi?
İslam geometrik deseni diğer din ve milleri etkiledi mi?
En yoğun ve derin geometrik desenler hangi dönem ve devletlerin eserlerinde görüyoruz? Bunun medeniyet düzeyi ve eğitim sistemi ile ilgisi var mı?

Kosova Tekke ve Türbeleri

Sözü Güzelleştirmenin Yolları, Pati Kitap, 2025

Bölümler

Yazılarım

Yazılarımı okuyabileceğiniz sayfadır.

Kitaplarım

Kitaplarımı görebileceğiniz sayfadır.

Basında

Basındaki haberleri görebileceğiniz sayfadır...

Etkinlikler/Takvim

Tüm etkinlik, toplantı ve konuşmalarımın haberini takip edebileceğiniz sayfadır.

Videolar

Geometrik desenin nesi İslam ile ilgili? Desenin İslam ile nitelendirilmesini sağlayan özelliği nedir?
İslam geometrik desenlerinin özellikleri
Bu desenleribir yapının hangi unsurlarında görüyoruz?
Daire, kare ve yıldız biçimlerinin tercih edilmesinin özel bir nedeni var mı?
İslam sanatında geometrinin bu denli zengin bir içerikle yer alması sadece hayvan figürlerinin hoş görülmemesi ile açıklanabilir mi?
Geometrik desenlerin kökeninde bir felsefe var mı?
Geometrik desen pergel ve cetvelsiz olmaz. Mimarlar ve sanatkârlar pergel ve cetvel kullanmayı nerede ve nasıl öğreniyorlardı?
İslam geometrik desenleri kendisinden öncekilerden etkilendi mi?
İslam geometrik deseni diğer din ve milleri etkiledi mi?
En yoğun ve derin geometrik desenler hangi dönem ve devletlerin eserlerinde görüyoruz? Bunun medeniyet düzeyi ve eğitim sistemi ile ilgisi var mı?

Farsça ve Türkçe Mesnevilerde Miraciye Bölümleri

Şu soruların cevabını merak ediyorsanız izlemenizi tavsiye ederim.
Hz. Peygamber’den önce miraç gerçekleşmiş miydi?
Şii kaynakları ile bizim kaynaklarda anlatılan miraç arasında fark var mı? Varsa neler?
Fars edebiyatında çok sayıda miraciye var. Bu miraciyelerin ortak özellikleri nedir?
Türk ve Fars edebiyatındaki miraciyeler daha çok mesnevilerin baş tarafında yer alıyor. Bunun sebebi nedir? Mesela bir aşk mesnevisinde miraciye neden yer alır?
Fars ve Türk edebiyatındaki miraciyeler arasında ne tür farklar var?
Tüm miraciyelerde gördüğümüz motif ve olay var mı?
Miraciye şairleri daha çok hangi noktalarda eserlerini diğerlerinden farklılaştırmaya çalışmış?
Burçlar neden miraciyelerde yer alıyor?
Miraciyelerde sidretü’l-münteha nasıl anlatılmış?
Refref nasıl tarif ediliyor?
Kâbe kavseyn ev ednâ nasıl tarif ediliyor?
Cennet ve cehennem tasvirleri var mı?

Güncel Yazılar

Batan şeyleri sevmeyen bir ârif: Ayaşlı Şakir Efendi

Ankara Ayaş’ta dünyaya geldiği için ‘Ayaşlı’, Darülmuallimin Mektebi mezunu olduğu için de ‘Muallim’ lakaplarını alan Ayaşlı Muallim Şâkir’in Sadettin Ökten Hoca’nın sohbetlerinde sıkça tekrar ettiği bir dörtlüğü var. Dörtlüğe ve açıklamasına geçmeden bu derin sözlerin sahibini biraz tanımak ve tanıtmak isterim.

Anne tarafından Bayramî-Melamî şeyhlerinden Bünyamin Ayaşî’nin soyundan gelen Şakir Efendi henüz çocuk iken annesini kaybeder, anneannesi ve teyzesinin yanında büyür. Hafız olup Arapça ve Farsçayı öğrendikten sonra gittiği İstanbul’da imtihansız girdiği Muallim Mektebini birincilikle bitirir. Şiir yazmaya İstanbul’a gitmeden önce başlayan şairin yazımıza konu olan şiiri Tokat’ta cinnet geçirdikten sonra başlayan ikinci dönemine aittir.

Zikir meclisleri bize neler öğretir?

Bizde dinî yaşantının estetik boyutu göze, kulağa ve gönle hitap edecek şekilde mükemmel formuna kavuşmuştur. Osmanlı İmparatorluğunun payitahtında asırlar içinde teşekkül eden dinî inanç ve ibadetler kendine has bir form kazanarak dünyada mükemmel eğitimin en iyi örneklerinden birini oluşturmuştur. Camilerde ve tekkelerde verilen bu eğitimlerin bir benzerini dünyada görmek pek mümkün değil. Benzerleri olmakla birlikte bir bütün olarak bu kadar incelmiş ve süzülmüşü yoktur.

Aynı zamanda birer mektep olmasıyla da bildiğimiz İstanbul tekkelerinin haftalık günleri olurdu. İhvanın toplandığı bu günlerde tarikatın usulünce toplu zikir yapılırdı. Âyin-i evliyâulllah veya ehlullah, semâ, mukabele veya tevhid adı verilen bu zikirlerin tarikatine göre değişen kendine has adabı vardı. Merhum Ömer Tuğrul İnançer Efendi bu usulleri çok açık ve net bir şekilde anlatır.

Kitaplar

ismailgulec.net