Mecnûn’um Leylâ’mı gördüm

Âşık Veysel’in Âşık Ali İzzet’e ait olduğunu söylediği ancak İğdecikli Âşık Veli’ye ve birkaç aşığa da ait olduğu söylenen, Süleyman Şenel'in ise anonim olduğunu söylediği çok güzel bir türkü var. Âşık Veysel’in sesinden dinlediğimiz için onunla özdeşleşen türkü başından sonuna bir âşığın nasıl âşık olduğunu ve bu aşkın neticesinde hissettiklerini ve yaşadıklarını anlatır.

Türkünün sözlerini hatırlatayım:

Mecnun'um Leyla’mı gördüm
Bir kerecik baktı geçti
Ne sordum ne de söyledi
Kaşlarını yıktı geçti

Beş Nur veya Nûr-ı Muhammedî

Süleyman Çelebi’nin Mevlid’inde mevlithanların eskisi kadar pek iltifat edip okumadıkları bir bahir var.

Hak Teala çün yaratdı Âdem’i
Kıldı Âdem’le müzeyyen âlemi

beytiyle başlayan bahrin adını, Hz. Âdem yaratıldıktan sonra meleklerin ona secde etmeleri ve Allah’ın Âdem’in habibinin nurunu koyup “Bil habîbim nûrudur bu nûr dedi” mısraında geçen ‘nur’dan alır.

Süleyman Çelebi bu nurun Hz. Âdem’den önce Havva’nın alnına, daha sonra Şit, İbrahim ve İsmail’e geçtiğini ifade ettikten sonra sözü uzatmamak için Hz. Peygamber’in babasına ve annesine, onlardan da Hz. Peygamber’e kadar ulaştığını söyler ve

Geldi çün ol rahmeten li’l-âlemîn
Vardı nur anda karar etti hemîn

Andan artık kimseye nakl etmedi
Çünkü yârin buldu ayruk gitmedi

Diyerek bahri bitirir.

Anonim Halk Edebiyatı. İstanbul: Pati Yayınları, 2014, 159 s.

Annemden Duyduklarım: Kutluca Köyü Atasözleri ve Deyimleri, İstanbul: Pan Yayıncılık, 2006, 112 s.

Bizde Üniversite Böyle Olur Çelebi (Üniversiteye İçeriden Eleştirel Bir Bakış)

Kosova Tekke ve Türbeleri

Bölümler

Yazılarım

Yazılarımı okuyabileceğiniz sayfadır.

Kitaplarım

Kitaplarımı görebileceğiniz sayfadır.

Basında

Basındaki haberleri görebileceğiniz sayfadır...

Etkinlikler/Takvim

Tüm etkinlik, toplantı ve konuşmalarımın haberini takip edebileceğiniz sayfadır.

Videolar

Taberî tefsiri neden önemlidir?

Taberî’yi özel kılan şey nedir?
Taberi dinî ilimler çalışanlar için neden önemli bir isimdir?
Taberî'nin yetiştiği ortam
Taberî’nin birçok hacimli eser hazırlamasının sebebi
Taberî Tefsirî neden önemli?
Onun tefsirini diğer tefsirlerden ayıran özelliği nedir?
“Bir de tarih kitabı var, Tarikh al-Rusul wa al-Muluk. Bu eser bize nasıl bir dünya sunuyor?
Taberi’nin görüşleri genel olarak kabulü mü yoksa eleştirildi mi?
Tabarî’yi yaşadığı dönemde nasıl karşılıyorlardı?
Bugün Taberi’nin eserleri hâlâ okunuyor mu? Kimler okuyor?
Tefsir okumak isteyen birinin Taberi’den başlaması doğru mudur?
Kimler tefsir okuyabilir? Tefsir okumaya nereden başlamak lazım?
Taberi hakkında yanlış bilinen şeyler var mı?
Bu alana ilgi duyan izleyicilere nereden başlamalarını önerirsiniz?

Öğretilmesi ihmal edilmemesi gereken konular

Çocuklara felsefe ve düşüncenin aktarılması neden önemli?
Bir çocuk kaç yaşında felsefe ile karşılaşmalı?
Çocuklara yönelik yazmak ile yetişkinlere yazmak arasındaki fark
Çocuklar için düşünce yolculukları fikri nasıl doğdu?
Çocuklara mahsus bir dil oluşturulmalı mı?
Felsefe ve düşünceyi çocuklara anlatmayı başarmak için nelere dikkat edilmeli?
Çocuklara felsefe anlatırken en çok zorlanılan konu
Yazar bir hikâye anlatıcısı mıdır, eğitici midir ya da rehber mi?
“Düşündürmek” ile “bilgi vermek” arasındaki denge
Bilgiyi hikâye etmenin zorlukları
Çocuklar en çok hangi düşünmeye ihtiyaç duydukları konular

Güncel Yazılar

Mecnûn’um Leylâ’mı gördüm

Âşık Veysel’in Âşık Ali İzzet’e ait olduğunu söylediği ancak İğdecikli Âşık Veli’ye ve birkaç aşığa da ait olduğu söylenen, Süleyman Şenel'in ise anonim olduğunu söylediği çok güzel bir türkü var. Âşık Veysel’in sesinden dinlediğimiz için onunla özdeşleşen türkü başından sonuna bir âşığın nasıl âşık olduğunu ve bu aşkın neticesinde hissettiklerini ve yaşadıklarını anlatır.

Türkünün sözlerini hatırlatayım:

Mecnun'um Leyla’mı gördüm
Bir kerecik baktı geçti
Ne sordum ne de söyledi
Kaşlarını yıktı geçti

Beş Nur veya Nûr-ı Muhammedî

Süleyman Çelebi’nin Mevlid’inde mevlithanların eskisi kadar pek iltifat edip okumadıkları bir bahir var.

Hak Teala çün yaratdı Âdem’i
Kıldı Âdem’le müzeyyen âlemi

beytiyle başlayan bahrin adını, Hz. Âdem yaratıldıktan sonra meleklerin ona secde etmeleri ve Allah’ın Âdem’in habibinin nurunu koyup “Bil habîbim nûrudur bu nûr dedi” mısraında geçen ‘nur’dan alır.

Süleyman Çelebi bu nurun Hz. Âdem’den önce Havva’nın alnına, daha sonra Şit, İbrahim ve İsmail’e geçtiğini ifade ettikten sonra sözü uzatmamak için Hz. Peygamber’in babasına ve annesine, onlardan da Hz. Peygamber’e kadar ulaştığını söyler ve

Geldi çün ol rahmeten li’l-âlemîn
Vardı nur anda karar etti hemîn

Andan artık kimseye nakl etmedi
Çünkü yârin buldu ayruk gitmedi

Diyerek bahri bitirir.

Kitaplar

ismailgulec.net