Tasavvuf Kültürü Dersi

Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli kapsamında imam-hatip liselerinde okutulmak üzere Tasavvuf Kültürü Dersi konulduğu ve öğretim programı hazırlandığını görünce çok heyecanlandım ve sevindim. Bildiğim kadarı ile tasavvuf ilk defa müstakilen bir dersin konusu oluyordu. Medreseleri de düşünecek olursak belki de bu topraklarda ilk defa tasavvuf kültürü bir ders olarak müfredata dahil oldu.

Ders hakkında bilgi veren broşür veya kitapçıkta derste hangi konuların üzerinde durulacağı ve nasıl öğretileceği açıklanmış. Buna göre dersin amacı öğrencilerin tasavvufu temel kaynaklara dayanarak doğru bir şekilde tanımalarını, tasavvufun Müslümanların yaşamındaki yerini ve önemini fark etmelerini, aynı zamanda millî ve manevi bilinci yüksek bireyler olarak yetişmelerini sağlamaktır. Bunu da beceri temelli bir anlayışla ele alıp öğretilmesi gerektiği söylenmiş. Bireyin manevi gelişimini esas alan bir yaklaşımla aklıselim, kalbiselim ve zevkiselim bireylerin yetiştirilmesini, öğrencilerin mütevazılık, sevgi, saygı, merhamet ve vatanseverlik gibi temel insani ve ahlaki değerleri içselleştirmeleri hedeflenmiş. Bu hedefleri hem amaç hem de uygulama bakımından pek gerçekçi bulmadığımı üzülerek ifade etmeliyim.

Bir şair niçin ve nasıl Mevlid yazar?

Bu şiir kitabına neden Mevlit adını verildi?
Süleyman Çelebi’nin Mevlid’i ile benzer tarafları
Bir şair için Mevlit yazmak ne demektir?
İçindekilerim yedi bölümden oluşmasının anlamı
Kuran, Mevlid ve Hüsn ü Aşk’a yapılan telmihler
Bölümlere naat adı verilmesinin sebebi
Girişteki beyan bahsi
Bölümler miraç kademeleri mi süluk mertebeleri mi?
Aralardaki nesir bölümlerinin işlevi
Bu metni anlamak için sadece kelimelerin anlamlarını bilmek yetmez. Sanki daha fazlasını da bilmek gerekiyor. Daha fazlası nedir?
Üçüncü naatte şiirlerin başlıkları Gülşen-i Raz, Bustan, Füsûs iken dördüncüsü illiyyîn ve sonuncusu merhaba.
Dördüncü ef’âl, sıfat, zât ve zâtü’z-zât.
Beşinci terk-i dünya, terk-i ukba, terk-i hestî ve terk-i terk.
Altıncı bölüm regâip, miraç, berat, kadir adını taşıyor. Bununla nelere işaret edilir?
Yedinci hüve, sühan mülkü, hatm, zikreden Kuran adını taşıyor.

Bizde Üniversite Böyle Olur Çelebi (Üniversiteye İçeriden Eleştirel Bir Bakış)

Kosova Tekke ve Türbeleri

Bölümler

Yazılarım

Yazılarımı okuyabileceğiniz sayfadır.

Kitaplarım

Kitaplarımı görebileceğiniz sayfadır.

Basında

Basındaki haberleri görebileceğiniz sayfadır...

Etkinlikler/Takvim

Tüm etkinlik, toplantı ve konuşmalarımın haberini takip edebileceğiniz sayfadır.

Videolar

Bir şair niçin ve nasıl Mevlid yazar?

Bu şiir kitabına neden Mevlit adını verildi?
Süleyman Çelebi’nin Mevlid’i ile benzer tarafları
Bir şair için Mevlit yazmak ne demektir?
İçindekilerim yedi bölümden oluşmasının anlamı
Kuran, Mevlid ve Hüsn ü Aşk’a yapılan telmihler
Bölümlere naat adı verilmesinin sebebi
Girişteki beyan bahsi
Bölümler miraç kademeleri mi süluk mertebeleri mi?
Aralardaki nesir bölümlerinin işlevi
Bu metni anlamak için sadece kelimelerin anlamlarını bilmek yetmez. Sanki daha fazlasını da bilmek gerekiyor. Daha fazlası nedir?
Üçüncü naatte şiirlerin başlıkları Gülşen-i Raz, Bustan, Füsûs iken dördüncüsü illiyyîn ve sonuncusu merhaba.
Dördüncü ef’âl, sıfat, zât ve zâtü’z-zât.
Beşinci terk-i dünya, terk-i ukba, terk-i hestî ve terk-i terk.
Altıncı bölüm regâip, miraç, berat, kadir adını taşıyor. Bununla nelere işaret edilir?
Yedinci hüve, sühan mülkü, hatm, zikreden Kuran adını taşıyor.

İstanbul Camileri Kubbeleri

Kubbelerde insanları etkileyen şeyler
Kubbe bir cami için ne anlam ifade ediyor?
Kubbe tezyinatı ve nakışları
Ayasofya kubbesi
Kendine has kubbesi olan camiler
Kubbe fotoğrafı çekmenin zorlukları nelerdir?
İyi bir kubbe fotoğrafı çekmek için nelere dikkat edilmelidir?
Çatılı camilerin tavanlarının güzelliği
Mihrap, minber, kürsü, maksure, giriş kapısı, sütunlar, avlular, şadırvanlar vs.
Yeni yapılan camiler ile eskiler arasında farklar

Güncel Yazılar

Tasavvuf Kültürü Dersi

Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli kapsamında imam-hatip liselerinde okutulmak üzere Tasavvuf Kültürü Dersi konulduğu ve öğretim programı hazırlandığını görünce çok heyecanlandım ve sevindim. Bildiğim kadarı ile tasavvuf ilk defa müstakilen bir dersin konusu oluyordu. Medreseleri de düşünecek olursak belki de bu topraklarda ilk defa tasavvuf kültürü bir ders olarak müfredata dahil oldu.

Ders hakkında bilgi veren broşür veya kitapçıkta derste hangi konuların üzerinde durulacağı ve nasıl öğretileceği açıklanmış. Buna göre dersin amacı öğrencilerin tasavvufu temel kaynaklara dayanarak doğru bir şekilde tanımalarını, tasavvufun Müslümanların yaşamındaki yerini ve önemini fark etmelerini, aynı zamanda millî ve manevi bilinci yüksek bireyler olarak yetişmelerini sağlamaktır. Bunu da beceri temelli bir anlayışla ele alıp öğretilmesi gerektiği söylenmiş. Bireyin manevi gelişimini esas alan bir yaklaşımla aklıselim, kalbiselim ve zevkiselim bireylerin yetiştirilmesini, öğrencilerin mütevazılık, sevgi, saygı, merhamet ve vatanseverlik gibi temel insani ve ahlaki değerleri içselleştirmeleri hedeflenmiş. Bu hedefleri hem amaç hem de uygulama bakımından pek gerçekçi bulmadığımı üzülerek ifade etmeliyim.

Hızır yaşıyor mu?

Birkaç sene önceydi. Kâmil bir mürşidin sohbet meclisinde idik. O günkü sohbetin konusu, bir arkadaşımızın başından geçen olayları anlatmasıyla Hızır’ın gemiyi delmesi üzerine oldu. Önce Kehf suresinde anlatılan Hz. Musa ile sâlih kul arasında geçen kıssayı anlattı. Unutanlara hatırlatmak için kıssayı kısaca özetleyeyim.

Hz. Musa, İsrailoğullarına insanların en büyük âliminin kim olduğunu sordu ve sorduğu soruya kendi cevap verdi. En büyük âlimin kendisinin olduğunu söyledi. Bu sözler üzerine Allah, iki denizin birleştiği yerde bulunan bir kulunun kendisinden daha bilgili olduğunu söyledi. Musa “Allah’ım o kulunu nasıl bulurum?” diye sorunca “Sepetine bir balık koy, balığı kaybettiğin yerde onu bulacaksın.” cevabı üzerine yanına aldığı bir genç ile yola çıktı.

Kitaplar

ismailgulec.net