Kifâyetli Muhteris
Bu köşenin devamlı okurları yıllar önce “Kifâyetsiz Muhteris” başlıklı bir yazı yazdığımı hatırlayacaklardır. Ehibba vü yârândan biri “Bu muhterislerin kifâyetlisi olmaz mı?” diye sorunca “Olmaz olur mu?” dedim ve “Hatta daha da şedid ve şerîr olurlar” diye ilave edince “Allah şerlerinden muhafaza buyursun” diye dua etti.
Kifâyetli muhterise geçmeden önce kifâyet ve muhterisin sözlük anlamlarını hatırlayalım:
Kifâyet: Yeter miktarda olma, yetişme, elverme, kâfi olma ve bir işi yapma husûsunda başkasına ihtiyaç göstermeyecek güçte olma, yeterlik, iktidar.
Muhteris: Çok istekli, çok arzulu, coşkulu, ateşli kimse ve doymak bilmeyen, kanâat etmeyen, hırslı (kimse), haris.
