Dr. Emrah Gökçe’nin 20. Yüzyılda Yazılmış Divanlar (İstanbul: Ötüken, 2026) başlıklı kitabını karıştırırken sıradışı bir na’te tesadüf ettim. Tâlî mahlasıyla şiirler yazan Mustafa Asım Küçükaşçı’ya ait na’t daha önce gördüklerime benzemiyordu.
Şaşırmamın nedeni na’tin daha önce Türk şiirinde hiç görmediğim bir hünerle yazılmış olmasıydı. Beş beyitlik bir gazel olan na’tte her kelime mim harfiyle başlıyor. Dokucuncu mısra dört kelimeden oluşuyorken dokuzu beş kelimeden oluşuyor. 49 kelimeden müteşekkil na’tteki kelimelerin tamamı mim harfiyle başlayan kelimelerden seçilmiş ve yazılmış. Kolay bir iş olmadığını takdir edersiniz.
Ahmet Avni Konuk'u klasik Mesnevî şârihleri içinde özel kılan özelliği
Konuk’un Mesnevî Şerhi, şerh geleneğinde diğer şerhlerden farkı
Şerhi yayına hazırlarken izlenen yol ve yöntem
Konuk’un şerh yöntemi
Konuk’un yorumlarında metni genişleten yaklaşımlar
Şerhin öğretici ve inşa edici tarafı
Konuk’un şerhinde öne çıkan temel tasavvufî kavramlar
İbn Arabî etkisi
“Vahdet-i vücûd”, “insan-ı kâmil”, “hakikat-i Muhammediyye” gibi kavramlar
Konuk’un şerhi günümüz insanına hitap ediyor mu? Ediyorsa okurda bir nitelik arıyor mu?
Bu metin, günümüz insanın buhranlarına bir cevap sunabilir mi?
Şerh metni, okuyucunun Mesnevî ile ilişkisini nasıl değiştirir?
Bizde Üniversite Böyle Olur Çelebi (Üniversiteye İçeriden Eleştirel Bir Bakış)
Ahmet Avni Konuk'u klasik Mesnevî şârihleri içinde özel kılan özelliği
Konuk’un Mesnevî Şerhi, şerh geleneğinde diğer şerhlerden farkı
Şerhi yayına hazırlarken izlenen yol ve yöntem
Konuk’un şerh yöntemi
Konuk’un yorumlarında metni genişleten yaklaşımlar
Şerhin öğretici ve inşa edici tarafı
Konuk’un şerhinde öne çıkan temel tasavvufî kavramlar
İbn Arabî etkisi
“Vahdet-i vücûd”, “insan-ı kâmil”, “hakikat-i Muhammediyye” gibi kavramlar
Konuk’un şerhi günümüz insanına hitap ediyor mu? Ediyorsa okurda bir nitelik arıyor mu?
Bu metin, günümüz insanın buhranlarına bir cevap sunabilir mi?
Şerh metni, okuyucunun Mesnevî ile ilişkisini nasıl değiştirir?
Öğretilmesi ihmal edilmemesi gereken konular
Çocuklara felsefe ve düşüncenin aktarılması neden önemli?
Bir çocuk kaç yaşında felsefe ile karşılaşmalı?
Çocuklara yönelik yazmak ile yetişkinlere yazmak arasındaki fark
Çocuklar için düşünce yolculukları fikri nasıl doğdu?
Çocuklara mahsus bir dil oluşturulmalı mı?
Felsefe ve düşünceyi çocuklara anlatmayı başarmak için nelere dikkat edilmeli?
Çocuklara felsefe anlatırken en çok zorlanılan konu
Yazar bir hikâye anlatıcısı mıdır, eğitici midir ya da rehber mi?
“Düşündürmek” ile “bilgi vermek” arasındaki denge
Bilgiyi hikâye etmenin zorlukları
Çocuklar en çok hangi düşünmeye ihtiyaç duydukları konular
Dr. Emrah Gökçe’nin 20. Yüzyılda Yazılmış Divanlar (İstanbul: Ötüken, 2026) başlıklı kitabını karıştırırken sıradışı bir na’te tesadüf ettim. Tâlî mahlasıyla şiirler yazan Mustafa Asım Küçükaşçı’ya ait na’t daha önce gördüklerime benzemiyordu.
Şaşırmamın nedeni na’tin daha önce Türk şiirinde hiç görmediğim bir hünerle yazılmış olmasıydı. Beş beyitlik bir gazel olan na’tte her kelime mim harfiyle başlıyor. Dokucuncu mısra dört kelimeden oluşuyorken dokuzu beş kelimeden oluşuyor. 49 kelimeden müteşekkil na’tteki kelimelerin tamamı mim harfiyle başlayan kelimelerden seçilmiş ve yazılmış. Kolay bir iş olmadığını takdir edersiniz.
Üniversiteler için “Osmanlı Medeniyeti ve Kültürü” Dersi
Popüler tarihçi Prof. Dr. İlber Ortaylı’nın vefatı ve Fatih Cami haziresine defnedilmesi üzerine yapılan tartışmalar bize ülkemizde Osmanlı İmparatorluğu hakkında sağlıklı bilgilere sahip olmadığımızı göstermekte.
Toplumun Osmanlı İmparatorluğunu tanımasında ve kısmen olsa da sevmesinde İlber Ortaylı’nın katkısından bahsetmek mümkündür. Özellikle Osmanlılara karşı önyargısı olan kesimlerin yaklaşımlarının yumuşamasındaki katkısını çok önemli bulduğumu ifade etmek isterim. Buna rağmen özellikle hayatları boyunca Osmanlıları yücelten yazılar ve çalışmalar yapan kesim İlber Ortaylı’yı bazen haddi aşacak şekilde eleştirdiler. Dolayısıyla toplum her tartışmada olduğu gibi ortadan ikiye ayrıldı. Taraftarlığın hakikati görmeyi engellemesi maalesef insanları yanılttı. Bir de işin içine hamaset girince gerçeğin anlaşılması artık mümkün değildi.