Bir imkan ve fırsat olarak İnkılap Tarihi Dersi

Kanaatimce yükseköğretim müfredatı içinde üzerinde durulması ve düşünülmesi gereken konulardan biri de zorunlu YÖK dersi olarak bilinen Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi dersidir. 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’nun ilgili maddesi gereğince tüm ön lisans ve lisans programlarında iki yarıyıl boyunca alınması zorunlu olan bu ders üniversite yöneticilerince angarya görülüp uzaktan verilir. Sadece idareciler değil öğrenciler de bu dersi pek ciddiye almaz, sadece sınavlarına girerek dersi verip bir sorumluluğu yerine getirdiğini düşünürler.

Bir kredinin bile çok değerli olduğu ve boşa harcanacak bir kredinin bile olmaması gereken bir sisteme doğru gittiğimiz yükseköğretimde bu ders yeniden tartışılmalı ve kanun değiştirilemese bile müfredatı yeniden gözden geçirilerek öğrenciler için en verimli olacak şekilde düzenlenme zamanı çoktan geldi, geçiyor. Lisede görülen derslerin neredeyse hiç değiştirilmeden üniversite tekrar edilmesi yaşadığımız birçok sorunun kaynağı olarak ortada durmaktadır.

Mantık bilinmeden Mesnevî anlaşılmaz

Mevlana’nın, Mesnevî-i Şerif’inde eleştirdiği kesimin başında aklına ve muhakemesine çok güvenen felsefeci ve mantıkçılar gelir. Özellikle Aristo mantığını ve felsefi kelâm anlayışını mutlak hakikat ölçüsü olarak gören mantıkçı felsefecileri eleştirmekten hiç çekinmez. Mantıkçıları eleştirisinin en açık biçimde görüldüğü beyit şudur:

Pây-ı istidlâliyân çûbîn bûd
Pây-ı çûbîn saht bî-temkîn bûd

İstidlal ehlinin ayağı tahta ayaktır. Tahta ayak ise sağlam değildir.

Beyitte, “Tahta ayakla uzun yola çıkılmadığı gibi akıl yürütme ile de hakikata varılmaz” diyerek felsefe ve mantık ile hakikate varılamayacağını ifade etmiş olur

Muhammediyye - Yazıcıoğlu Mehmed Efendi, Murat Ali Karavelioğlu, İsmail Güleç | DBY Yayınları

Anonim Halk Edebiyatı - İstanbul: Pati Yayınları, 2014, 159 s.

Annemden Duyduklarım: Kutluca Köyü Atasözleri ve Deyimleri, İstanbul: Pan Yayıncılık, 2006, 112 s.

Bizde Üniversite Böyle Olur Çelebi (Üniversiteye İçeriden Eleştirel Bir Bakış)

Kosova Tekke ve Türbeleri

Bölümler

Yazılarım

Yazılarımı okuyabileceğiniz sayfadır.

Kitaplarım

Kitaplarımı görebileceğiniz sayfadır.

Basında

Basındaki haberleri görebileceğiniz sayfadır...

Etkinlikler/Takvim

Tüm etkinlik, toplantı ve konuşmalarımın haberini takip edebileceğiniz sayfadır.

Videolar

Türkiye'nin İstikamet Arayışı

Vahdettin Işık, bu sohbetinde bize Türkiye'nin İslamcılıktan Türkçülüğe evrilen istikamet arayışını gerekçeleriyle aktarıyor ve isimlendirme konusunda bir öneride bulunuyor. Konuyu merak edenlerin ilgi ile dinleyecekleri bir sohbet olduğunu söylemeliyim.

Ortadoğu'yu Doğru Okumak

Ortadoğu'da ne olup bittiğini doğru anlamak ve tahlil etmek için nasıl bir yöntem izlemeliyiz?

Zahide Tuba Kor, son çıkan kitabında bir bölgeyi tarih, ekonomi ve siyaset bakımından inceleyecekler, araştıracaklar için bize bir yöntem teklif ediyor.

Yapılmaması gereken hataları sıralıyor ve bizim nelere dikkat etmemizi hatırlatıyor.

Uzun yıllardan beri Ortadoğu çalışan Zahide Tuba Kor'un BİSAV'da yıllardan beri verdiği derslerden süzerek çıkardığı tecrübelerini bizimle paylaştı.

Güncel Yazılar

Bir imkan ve fırsat olarak İnkılap Tarihi Dersi

Kanaatimce yükseköğretim müfredatı içinde üzerinde durulması ve düşünülmesi gereken konulardan biri de zorunlu YÖK dersi olarak bilinen Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi dersidir. 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’nun ilgili maddesi gereğince tüm ön lisans ve lisans programlarında iki yarıyıl boyunca alınması zorunlu olan bu ders üniversite yöneticilerince angarya görülüp uzaktan verilir. Sadece idareciler değil öğrenciler de bu dersi pek ciddiye almaz, sadece sınavlarına girerek dersi verip bir sorumluluğu yerine getirdiğini düşünürler.

Bir kredinin bile çok değerli olduğu ve boşa harcanacak bir kredinin bile olmaması gereken bir sisteme doğru gittiğimiz yükseköğretimde bu ders yeniden tartışılmalı ve kanun değiştirilemese bile müfredatı yeniden gözden geçirilerek öğrenciler için en verimli olacak şekilde düzenlenme zamanı çoktan geldi, geçiyor. Lisede görülen derslerin neredeyse hiç değiştirilmeden üniversite tekrar edilmesi yaşadığımız birçok sorunun kaynağı olarak ortada durmaktadır.

Mantık bilinmeden Mesnevî anlaşılmaz

Mevlana’nın, Mesnevî-i Şerif’inde eleştirdiği kesimin başında aklına ve muhakemesine çok güvenen felsefeci ve mantıkçılar gelir. Özellikle Aristo mantığını ve felsefi kelâm anlayışını mutlak hakikat ölçüsü olarak gören mantıkçı felsefecileri eleştirmekten hiç çekinmez. Mantıkçıları eleştirisinin en açık biçimde görüldüğü beyit şudur:

Pây-ı istidlâliyân çûbîn bûd
Pây-ı çûbîn saht bî-temkîn bûd

İstidlal ehlinin ayağı tahta ayaktır. Tahta ayak ise sağlam değildir.

Beyitte, “Tahta ayakla uzun yola çıkılmadığı gibi akıl yürütme ile de hakikata varılmaz” diyerek felsefe ve mantık ile hakikate varılamayacağını ifade etmiş olur

Kitaplar

ismailgulec.net