Özgeçmiş
...
Hz. Peygamber ayı kabul edilen Rebîülevvel ayına girdik. ‘İlk bahar’ anlamına gelen rebîülevvel içinde 12 Rebîülevvel ise en önemli gün. İnsanlık için baharı getiren Hz. Peygamber’in dünyayı o gün teşrif etti. Safer ayının sonlarına doğru hicret niyetiyle Mekke’den ayrılan Hz. Peygamber, şereflendirdiği Sevr mağarasından 1 Rebîülevvel’de yola çıktı, 8 Rebîülevvel’de Kuba’ya vardı, dört gün kaldıktan sonra 12 Rebîülevvel’de ayrılarak aynı günün akşamına doğru Medine’yi şereflendirdi. İki cihanın güneşi, kâinatın övünç kaynağı Hz. Peygamber yine 12 Rebîülevvel’de âlem-i ahireti teşrif eyledi. İlk mescit bu ay içinde inşa edilmiş, ilk Cuma da 12 Rebîülevvel ayında kılınmıştır. Tüm bu olaylardan dolayı Rebîülevvel Hz. Peygamber ayı olarak kabul edilir....
Yazılarımı okuyabileceğiniz sayfadır.
Kitaplarımı görebileceğiniz sayfadır.
Youtube videolarını izleyebileceğiniz, A'mâk-ı Hayal Sohbetleri, Kültürümüzde Şiir ve Mûsikî (TRT Radyo), Enderun Sohbetleri (Vav Radyo), Enderun Sohbetleri (Vav TV) ve Mürekkep Damlaları (Vav Radyo)'ni dinleyebileceğiniz sayfadır.
Basındaki haberleri görebileceğiniz sayfadır...
Tüm etkinlik, toplantı ve konuşmalarımın haberini takip edebileceğiniz sayfadır.
Prof. Şentürk’ün söylediği büyük tehlike çok küçük yaşlardan itibaren cep telefonu, televizyon ve sosyal medya gibi mecralarda korku ve şiddet barındıran çocuk anlatıları, sinema, animasyonlar, televizyon, oyunlar ve dijital kültürle karşı karşıya kalan çocukların hafızalarının yanı sıra gerçeklik algılarının, kimliklerinin ve toplumsal aidiyetlerinin olumsuz olarak etkilenmesidir. Prof. Şentürk, medyanın sunduğu kurgulanmış dünyaların, çocuğun içinde yetiştiği aile ve toplumun müşterek hafızası, gelenekleri ve değerleriyle kurduğu bağı zayıflatarak çocukların gerçeklik algısında, kimliklerinin ve psikolojilerinin gelişmesinde giderek daha belirleyici hale geldiğini üzerinde duruyor.
Söz konusu sorunların hâlâ yoğun biçimde tartışılıyor olması ve her düzeyden insanın hâlâ ilgisini çekiyor olması, verilen cevapların ya isabetsiz olduğunu ya yetersiz kaldığını ya da üretilen çözümlerin istenen başarıya ulaşamadığını göstermektedir. O zaman sormak gerekiyor: Neden? Bu programda, “Neden?” sorusuna cevap olmak üzere Prof. Dr. Emin Köktaş, Osmanlı/Türkiye eksenli bir perspektiften hareketle Müslüman toplumların karşı karşıya oldukları sorunlara ilişkin fikirleri, siyasal arayışları ve uygulamaları tartışıyor.