Çok Önemli Bir Resim

-   Baktım. Kereta ne güzel resim yapmış öyle!
- Ne! Güzel resim mi?
- Evet, çok güzel ve de anlamlı. Yoksa sen görmedin mi?
- Gördüm görmesine de seni bu kadar nesi etkiledi, onu anlamadım.
- O zaman sen resmi anlamamışsın. Sadece bakmışsın.
- Yahu nasıl olur? Yanımda yaptı ve bittikten sonra gösterdi. Ben de çok güzel olmuş, dedim.
-  Sonra ne yaptın?
- Öptüm, kucakladım. Aferin benim oğluma, dedim.
- Resim hakkında bir şey söyledi mi sana?
- Yoo, söylemedi. Sana söyledi mi?
-  Bana söylediğini yapmadım diyorsun sen şimdi.
- Sana ne söylemiştim ben?
- Hani çocuğa resmini anlattır gibi bir şeyler söylemiştin.
-Haa, evet. Söyledim.
-  İşte ben de onu diyorum. Sen bu soruyu sormadın mı çocuğa?
-   Allah Allah! Galiba sormadım. Sadece çok güzel olmuş, dedim hatırladığım kadarıyla.
-  Sormadığına göre sen resmi anlamış olmalısın.
- Bildiğin çocuk resmi işte. Eve, ağaca benzetilmeye çalışılmış garip şekiller.
-  Hımmm.
- Sınıflarında öyle güzel ev ağaç resmi çizenler var ki görsen şaşırırsın.
-  İlginç.
-  Bizim çocukta resim kabiliyeti yok galiba.
- Anlamıyorum seni. Peki çok güzel ev ağaç resmi yapan çocuklara sordun mu?
- Sordum tabii ki. Pek de akıllılar. Öyle güzel anlatıyorlar ki.
-  Ne söylediler?
-   Biri iki katlı ev yapmıştı. Dedesinin köydeki evi imiş. Kapısında da bir araba vardı. O da babasının arabasıymış.
-  Eeee.
-  Bir de ağaçlar vardı. Onları da sormadım artık.
- O resmi çok beğendin öyle mi?
-  Evet. Hem güzel renkler seçmiş. Seninki gibi gri, siyah bir şeyler karalamamış.
-  Hanım, ben yine bir şey anlamadım. Yahu sen az önce çocuğun resmini beğenmediğim için bana kızmıyor muydun?
-  Evet.
-  Şimdi ise o resmi kötülüyorsun bana. Kötü bir resmi beğenmediğim için mi yedim onca lafı.
- Ben sana resimleri beğenmediğin için değil, çocuğun resmiyle ilgilenmediğin için kızıyordum.
-  Ben resmi anlıyorum ve beğeniyorum. Ama ilgilenmediğim için kötüyüm. Sen çocuğa karşı beğenmediğin halde beğenmiş gibi davranıyorsun. Bu da iyi davranış oluyor. Ne zamandan beri ikiyüzlülük övülecek bir davranış oldu?
-  Beeeyy! Saptırma konuyu. Ne demek istediğimi sen çok iyi anladın.
-  Senin çocuğunun resmi o beğendiğin resimden çok daha anlamlı ve başarılı.
-  Ne diyorsun sen, bir şey anlamadım.
-  O çocuk gördüklerini çizmiş. Elinden geldiğince de benzetmeye çalışmış. Hiçbir orijinallik yok.
-  Ne demek o?
-  Şu demek o. O resmi hatırlıyor musun şimdi?
- Evet.
- Bir ev, araba ve ağaç resmi var değil mi?
-    Evet.
- Peki bütün bu resimlerde o çocuktan bir şey var mı?
-   Çocuktan bir şey var mı? Ne demek istedin, anlamadım.
-  Şunu demek istedim. O evi, gerçek bir eve benzetirken çocuk ne düşünmüş olabilir?
-   Mümkün mertebe gördüğü eve benzetmek.
-    Peki kendisinden ne katmış resme?
-     Resmi yapmış ya. Güzel çizmiş, renkler çizginin dışına taşmamış. Ağaçlar yeşil, evin çatısı kırmızı.
-  Ama bunlar o çocuğun sanatçı olacağını göstermez.
- Ama çok güzel çizmiş.
-   Olsa olsa zanaatkâr olur. O da güzel bir şeydir.
-  Sen bir şey demek istiyorsun.
-  Evet, her şeyden önce bizimkinin resmini başkalarıyla karşılaştırma.
-   Karşılaştırmazsam iyi mi kötü mü olduğunu nasıl anlayacağım?
- Anlattıklarıyla yaptıkları tutarlı ise güzeldir. Önemli olan budur. Sen bizim oğlanın resmini gördüğünü söylemiştin yanlış hatırlamıyorsam.
-  Evet.
-  Bütün bu sözleri resmi gördükten sonra söylüyorsun, değil mi?
-  Evet. İnanamıyorum sana bey. Beni kızdırmak için söylüyor olmalısın bütün bu sözleri.
-   Hehhehe.
-  Şimdi de gülüyorsun. Neresi komik, anlamadım.
-  Oğlanın resmini hiç anlamamışsın, ona gülüyorum. Anlasan böyle konuşmazsın.
-  Nasıl? Sen o karalamadan bir şey anladığını mı söylüyorsun?
- Yok. Ben de anlamadım senin gibi ilk başta. Ama kendisine sordum. Anlatınca çok beğendim.
- Anlatın şu Van Gogh’u, biz de öğrenelim. Sanki sürrealist bir resim, biz de anlamak için saatlerce bakmak zorundayız.
-Senin sorunun da bu zaten; küçümsemek.
- Lafı uzatma da anlat bakalım şu resmi. Ne o alt taraftaki şerit gibi olan siyahlık?
-  Yol. Evin önünden geçen asfalt yol.
-    Ya üzerindeki mavi lekeler.
- Onlar da yola atılan çöpler vs.
- Peki sağ üst köşesindeki siyah-gri karışımı yamuk şekil de ne oluyor?
-  Bulut.
- Yahu bulut mavi olur, beyaz olur.
- Oğlun az sonra yağmur yağacak, diyor. O yüzden kara bulut çizmiş.
- O zaman o resmin ortasındaki siyahımsı kare-dikdörtgen arası şekil ne?
-  Ev.
-  Kapısı nerdeymiş?
- Evin arka tarafında imiş.
- Ya onun karşısındaki yeşillik.
-Ağaç.
-  O ağacın tepesindeki adama benzeyen Cin Ali resmi ne oluyor? Yağmurlu havada portakal mı toplayacakmış ağaçtan?
-     Bak hâlâ dalga geçiyorsun. Anlamaya çalışmıyorsun.
- Peki sen anlat o zaman.
-    O bir adam ve eve girmek istiyor.
- Niye evin kapısından girmiyor?
- Oğlunun orijinal tarafı da bu zaten. Adam evine ağaçtan atlayarak girecekmiş.
- Saçma değil mi sence?
- Peki bizim oğlan eve sence kapıdan mı girer, bacadan mı? Bir düşün bakalım.
- O her şeyin tersini yapar.
-Tam da kendisini çizmiş resminde. Kendi içinde çok tutarlı.
- Hı!!!
- Şimdi bu resmi bu şekilde anlatsan bizim oğlanı tanıyanlar şaşırır mı?
-   Şaşırmaz.
-  İşte bu yüzden resim başarılı. Öteki resimle bu resim arasındaki fark bizimkinin resmine kendisinden bir şeyler katması derken kastettiğim tam da bu.
-   Dur gidip bir daha bakayım şu resme.

 

-   Ne oldu bey, bakabildin mi çocuğun resmine?


 





Bu yazıyı, Facebook'ta paylaşayım...

Bu yazıyı, Twitter'da paylaşayım...

Bu yazıyı, LinkedIn'de paylaşayım...

Bölümler

Yazılarım

Yazılarımı okuyabileceğiniz sayfadır.

Kitaplarım

Kitaplarımı görebileceğiniz sayfadır.

Basında

Basındaki haberleri görebileceğiniz sayfadır...

Etkinlikler/Takvim

Tüm etkinlik, toplantı ve konuşmalarımın haberini takip edebileceğiniz sayfadır.

Videolar

Edebiyatımızda Mitolojik Unsurlar

Mit: Milletlerin, özellikle Yunan ve Latinler’in eski çağlardaki tanrı, yarı tanrı ve kahramanlarının olağanüstü mâceralarını anlatan efsânelerin bütünü.

Mitoloji, mitler olarak adlandırılan kültürel ögeler arasındaki dini masalların ve bu tarz anlatıların incelenmesi ve yorumlanması şeklinde tarif edilir. Bu tür hikayeler insanlık durumunun çeşitli yönlerini ele alır. Mitler, belirli bir kültürün bu konularda sahip olduğu inanç ve değerleri ifade eder.

Bu videoda Dede Korkut hikayelerinden Basat’ın Depegöz’ü Öldürmesi Hikâyesini Yunan mitolojisi ile mukayeseli okumaya çalışıyoruz.

Metinlerle Eğitim Tarihi
Baba bu kitabı niye yazdın?

Metinlerle Eğitim Tarihi, 2012-2104 yılları arasında Sakarya Üniversitesi Eğitim Bilimleri Enstitüsü Eğitim Programları Tezsiz Yüksek Lisans Programında verdiğim aynı adla verdiğim dersin notlarından oluşuyor.

Çin, Hind, Sümer, Mısır, Yahudilik, Yunan, Roma ve Hristiyanlıkla ilgili muhtelif metinlerde eğitim ile ilgili bölümlerinin özetlenmesinden ve kısa örneklerden oluşuyor.

ismailgulec.net