Özgeçmiş
...
Bu çarh-ı bî-vefâ hâlin görüp kimdir dilin bağlar
Gelenler dâr-ı dünyâya meğer gitmez sanmışdır
Veciz bir şekilde ifade ettiği gibi dünyadan hiç gitmeyeceğimizi düşünüp eşimizi dostumuzu ihmal ettik.
Kara, kışa, soğuğa rağmen İstinye’ye sığmayan kalabalıkları görünce ne kadar değerli bir dostumu kaybettiğimi daha iyi anladım.
Tanıdığım ve bildiğim Cemal’in iyi bir insan ve mümin olduğuna, bu yalan dünyanın işve ve hilelerine kanmadığına, imtihanı yüz akıyla geçtiğine şehadet ederim. Yakışıklı idi, hocaların arabasının olmadığı bir dönemde arabası vardı ama ne şımardı ne havasını attı. Arkadaşlarından muhabbeti, hocalarından hürmetini esirgemedi. Eminim öğrencilerini sevmekte cimri davranmamıştır.
Cemal çok ama çok iyi bir insandı. Rikkat sahibi idi. Merhamet ve vicdan onda adeta tecessüm etmişti.
Zerafet ve nezaket onun bir uzvu gibi idi. Üzerine o kadar yakışırdı ki hiçbir zaman onu terk etmedi.
Cemal salih bir mümin ve muttaki bir kul idi. Bir kez olsun çizgisinden dışarı çıkmadı, sırat-ı müstakim üzere oldu hep.
Cemal güzel ahlak sahibi idi aynı zamanda. Cemal isminin dünyada tezahür ettiği mükemmel örnek Hz. Peygamber’dir. Cemal de bu devirde Peygamber’in ahlakına sahip nadir insanlardandı.
Türkoloji koridorunda asistanlar ve hocalar arasında Cemal’i sevmeyen kimse yoktu. Kimsenin kalbini kırdığı veya kavga ettiği görülmemiştir. Bunun ne kadar zor bir şey olduğunu üniversiteyi bilenler daha iyi anlayacaktır.
Alimlerimiz cemali mutlak ve mukayyet olarak ikiye ayırırlar. Mutlak cemâl, mahiyetini Allah’tan başka kimsenin bilmediği eşsiz güzelliktir ve mutlak cemal sahibi Allah’tır. Mukayyet cemâl ise küllî ve cüz’î olarak ikiye ayrılır. Küllî cemâl mutlak cemâlden tüm varlıklara sirayet eden güzellik. Kainattaki her varlık kendi kabiliyetine göre bu güzellikten payını alır. Cüz’î cemâl celi ve hafi olmak üzere ikiye ayrılır. Hafi cemâli sadece basiret sahipleri görebilir, çünkü akılla kavranabilen eşyanın içinde saklıdır. Akıl bu güzelliği takip ederek onun aslına ulaşabilir. Celi cemâli ise gözü olan herkes görür. Çünkü duyu organlarıyla kavranan eşyanın güzelliğidir. Cemal’de ikisi de vardı. Onu dünya gözü ile görenler ondaki celi cemali, yakışıklılığı, yakından tanıyanlar da hafi cemali, iç güzelliğini, ahlakını görür ve onun gerçekten tepeden tırnağa cemal olduğunu anlarlardı.
Tasavvufta her insanın bir esmâ-yı hassı yani özel bir ismi olduğuna inanılır. Bu esmâ-yı has anne ve babanın koyduğu isim değildir. Kişinin ilâhi âlemden gelirken getirdiği ismidir. Kimi Latif, kimi Gani, kimi Semi’, kimi Basîr esmalarına mazhar düşer. Cemal’i yakından bilenler onun isminin aynı zamanda esmâ-yı hassının olduğunu anlarlardı. İsmi ile müsemma sözünü hak eden nadir insanlardandı.
Cemal esması iç âleme yönelik olduğundan onda çirkinlik olmaz. Cemâle dönük, yani iç alemde yaşayanlar ise daha huzurlu bir hayat sürerler. Cemalim hem huzurlu idi hem huzur verirdi.
İşte ben böyle güzel bir insanı, cemal ve kemal sahibi, maddi ve manevi güzellikler sahibi bir dostumu, nadide bir güherimi kaybettim. O halde;
Kan ağlasın bu dide-i dür-bârım ağlasın
Ansın benim o yâr-ı vefâ-dârım ağlasın
Çeşm ü dehân u ârız u ruhsârım ağlasın
Baştan başa bu cism-i siyeh-kârım ağlasın
Ağyârım ağlasın bana hem yârim ağlasın
Gûş eyleyen hikâyet-i Cemal’im ağlasın
Cemal bu dünyada Allah’ı görüyormuşçasına ibadet etti. Cennette de Allah’a ve resulüne kavuşacak ve cemaliyle müşerref olacak inşallah.
...
Yazılarımı okuyabileceğiniz sayfadır.
Kitaplarımı görebileceğiniz sayfadır.
Youtube videolarını izleyebileceğiniz, A'mâk-ı Hayal Sohbetleri, Kültürümüzde Şiir ve Mûsikî (TRT Radyo), Enderun Sohbetleri (Vav Radyo), Enderun Sohbetleri (Vav TV) ve Mürekkep Damlaları (Vav Radyo)'ni dinleyebileceğiniz sayfadır.
Basındaki haberleri görebileceğiniz sayfadır...
Tüm etkinlik, toplantı ve konuşmalarımın haberini takip edebileceğiniz sayfadır.
Zikrullah nedir? Zikir denildiğinde siz ne anlıyorsunuz?
Zikrullahın Kur’an ve sünnette bir temeli var mıdır?
Zikir ibadet midir yoksa hâl midir?
Zikirde telaffuz mu önemlidir niyet mi yoksa hal mi?
Toplu zikirde zikri yönetecek kişide birtakım şartlar aranmalı mıdır?
Tarikat ve zikir
Bir tarikatte zikir usulleri nasıl belirlenir, kim belirler?
Zikir sadece dergâhta mı yapılır, gündelik hayata nasıl taşınır?
Mürşid olmadan zikir mümkün müdür?
Osmanlı coğrafyasında zikir ayinleri ve İstanbul’un önemi (sistematik, asker toplum, ayinlerde kıyafet) tarikat ayinlerinde estetik boyut
Modern hayat zikrullahı etkiledi mi?
Günümüz insanının zikrullaha ihtiyacı var mı?
Beden hareketleri ile ne amaçlanır?
Derviş için önemi
Dervişe neler kazandırır?
Nefis terbiyesi için önemi nedir?
Bu şiir kitabına neden Mevlit adını verildi?
Süleyman Çelebi’nin Mevlid’i ile benzer tarafları
Bir şair için Mevlit yazmak ne demektir?
İçindekilerim yedi bölümden oluşmasının anlamı
Kuran, Mevlid ve Hüsn ü Aşk’a yapılan telmihler
Bölümlere naat adı verilmesinin sebebi
Girişteki beyan bahsi
Bölümler miraç kademeleri mi süluk mertebeleri mi?
Aralardaki nesir bölümlerinin işlevi
Bu metni anlamak için sadece kelimelerin anlamlarını bilmek yetmez. Sanki daha fazlasını da bilmek gerekiyor. Daha fazlası nedir?
Üçüncü naatte şiirlerin başlıkları Gülşen-i Raz, Bustan, Füsûs iken dördüncüsü illiyyîn ve sonuncusu merhaba.
Dördüncü ef’âl, sıfat, zât ve zâtü’z-zât.
Beşinci terk-i dünya, terk-i ukba, terk-i hestî ve terk-i terk.
Altıncı bölüm regâip, miraç, berat, kadir adını taşıyor. Bununla nelere işaret edilir?
Yedinci hüve, sühan mülkü, hatm, zikreden Kuran adını taşıyor.