Hilmi Yavuz’un İslam’ın Zihin Tarihi

Gazali İslam’ın entellektüel tarihinde olduğu kadar, kalp tarihinde de gerçekten müstesna bir kimliktir. Bir ihtişam, bir kemaldir o. Kelamı, felsefeyi ve tasavvufu bu kadar tamamlanmış, bu kadar benzersiz ve billurdan bir teksifleMüslüman akla ve nefse emanet eden bir başka örnek yoktur. Gazali’yi İslam’da bilim ve felsefe düşüncesinin yolunu kapatmakla itham etmek, olsa olsa i ihtişamın açtığı yolu, onun ışığının göz kamaştırıcılığından dolayı görememek demektir. (s. 19)

Gazali, felsefe ve bilim düşüncesine değiş, felsefenin içinden bir muattıl (ateizm) söylemi üretilmesine karşı çıkmıştır. Onun meselesi ateizm iledir. İbn Sina olmak başta olmak üzere felasifenin hakikate ilişkin argümanlarının, örtük bir ataizme yol açıyor olduğunun Gazali tarafından keşfedilmiş olmasıdır. (s. 23)

Batı felsefesi uzun sürmüş yalanı bir yana bırakıp Gazali’ye dönüyor sanki. Ve Müslümanların Batı felsefesini Batılı gözlüklerle değil, Müslüman gözlüklerle okumalarının zamanı geldi diye düşünüyorum. (s. 31)

İbn Rüşd ilimde rasih olanların yani bilgide derinleşenlerin kimler olduğunu temellendirirken Platon’dan doğrudan doğruya aktarıyor ve ne yazık ki bu konuda hiç de orijinal değil. (s. 39)

Vahyin akla uygun olmadığı gibi bir mesele yoktur; öünkü vahyin akla uygun olup olmadığı aklın kurallarıyla vahyi doğrulamak ve ya yanlışlamak anlamına gelecektir. (s. 45)

Kuran’ı bilimin sonuçlarının önceden yazılmış olduğu bir kehanetler kitabı olarak görmek, son derece vahim ve tehlikeli içermeleri olan bir yaklaşımdır. Evet vehim ve tehlikeli. Çünkü bu Kelamullah’ı Nostradamus’un sözleriyle aynı ontolojik düzeye koymak demektir. (s. 46)

Hristiyan aklın Hristiyanlıkta söze dayalı bir vahiy olmadığı için seküler akılla çalişmesi ihtimali yoktur. (s. 60)

Gazali, ayetlere, belirli bir gayeyi (mutluluk vermek, hastalıklara mani olmak, haz vermek) öngördükleri için değil, Allah’ın emirleri oldukları için itaat edilmeleri gerektiğini bildirir. (s. 61)

Hristiyan kutsal kitabı sonsuza kadar temsil edilebilir, yani herhangi bir dile çevrilebilir ve kutsal konumundan hiç bir şey yitirmez.  Kuran ise en azından teorik olarak anlamının yazısından ayrılmadığı bir kitaptır. (s. 82)

Hristiyanlıkta nefse tekabül eden herhangi bir kavram yoktur. (s. 93)

Modernleşmenin referansların tepetaklak edilmesi demek olmadığını ne zaman öğreneceğiz? (s. 198)

Tanzimat’tan II. Meşrutiyet’e oradan da Cumhuriyet’e eklemleneb bu aydın soykütüğünde ne yazık ki Cumhuriyet aydınları yok. Çünkü Namık Kemallerimiz, Ahmet Mithat Efendilerimiz, Şehberderzadelerimiz yok da ondan. Artık bizim de yerli Renanlarımız, yerli Draperlerimiz, yerli Dozylerimiz var. Zihinlerini oryantalizme kayıtsız koşulsuz teslim etmiş aydınlar. (s. 203)

Daha fazlası için kitabı okumanızı tavsiye ederim.

igulec@sakarya.edu.tr





Bu yazıyı, Facebook'ta paylaşayım...

Bu yazıyı, Twitter'da paylaşayım...

Bu yazıyı, LinkedIn'de paylaşayım...

Bölümler

Yazılarım

Yazılarımı okuyabileceğiniz sayfadır.

Kitaplarım

Kitaplarımı görebileceğiniz sayfadır.

Basında

Basındaki haberleri görebileceğiniz sayfadır...

Etkinlikler/Takvim

Tüm etkinlik, toplantı ve konuşmalarımın haberini takip edebileceğiniz sayfadır.

Videolar

Bir şair niçin ve nasıl Mevlid yazar?

Bu şiir kitabına neden Mevlit adını verildi?
Süleyman Çelebi’nin Mevlid’i ile benzer tarafları
Bir şair için Mevlit yazmak ne demektir?
İçindekilerim yedi bölümden oluşmasının anlamı
Kuran, Mevlid ve Hüsn ü Aşk’a yapılan telmihler
Bölümlere naat adı verilmesinin sebebi
Girişteki beyan bahsi
Bölümler miraç kademeleri mi süluk mertebeleri mi?
Aralardaki nesir bölümlerinin işlevi
Bu metni anlamak için sadece kelimelerin anlamlarını bilmek yetmez. Sanki daha fazlasını da bilmek gerekiyor. Daha fazlası nedir?
Üçüncü naatte şiirlerin başlıkları Gülşen-i Raz, Bustan, Füsûs iken dördüncüsü illiyyîn ve sonuncusu merhaba.
Dördüncü ef’âl, sıfat, zât ve zâtü’z-zât.
Beşinci terk-i dünya, terk-i ukba, terk-i hestî ve terk-i terk.
Altıncı bölüm regâip, miraç, berat, kadir adını taşıyor. Bununla nelere işaret edilir?
Yedinci hüve, sühan mülkü, hatm, zikreden Kuran adını taşıyor.

İstanbul Camileri Kubbeleri

Kubbelerde insanları etkileyen şeyler
Kubbe bir cami için ne anlam ifade ediyor?
Kubbe tezyinatı ve nakışları
Ayasofya kubbesi
Kendine has kubbesi olan camiler
Kubbe fotoğrafı çekmenin zorlukları nelerdir?
İyi bir kubbe fotoğrafı çekmek için nelere dikkat edilmelidir?
Çatılı camilerin tavanlarının güzelliği
Mihrap, minber, kürsü, maksure, giriş kapısı, sütunlar, avlular, şadırvanlar vs.
Yeni yapılan camiler ile eskiler arasında farklar

ismailgulec.net