Özgeçmiş
...
Halil İnalcık’ın hayatında önemli isimlerden biri de Abdülbaki Gölpınarlı’dır. Balıkesir Lisesinin genç edebiyat hocası, İnalcık’taki cevheri görmüş ve İnalcık, Gölpınarlı'nın en has talebelerinden biri olmuştur. İnalcık, Gölpınarlı’dan Klasik Türk Edebiyatının inceliklerinin yanında Farsça da öğrenmiş. Öyleki henüz lise öğrencisi iken en büyük hobisi Türk şairlerinin Farsça divanlarını okumak imiş. Hoca’yı çok sevmesine ve edebiyatta başarılı olmasına rağmen İnalcık Tarih bölümünü seçerek bugünlere giden yoldaki yolculuğu başlamış.
Tarihçiliğini herkes biliyor. O yüzden ne dersek eksik kalacak. Biz Halil İnalcık’ın edebiyatçı yönünde duralım. Halil İnalcık’ın Halil mahlasıyla yazdığı şiirleri bir divan oluşturacak kadar çok. Şairliği hakkında az da olsa bir fikir vermesi bakımından bir dörtlüğünü sizinle paylaşıyorum.
Kıt’a
Ehl-i fânîden nice cân nice cânânlar geçer
Bezm-i işretten acep mestâne yârânlar geçer
Bir nefestir cânımız yâr leblerinde ber-karâr
Hey bu fânûs-ı safâ bir gün söner, cânlâr geçer
Halil İnalcık Balıkesir yıllarında yazdığı şiirlerini kaybettiği için hayıflanmaktadır. Ama çok şükür sonraki yıllarda yazdığı şiirler bugün elimizde. Daha doğrusu Murat Bardakçı’nın elinde. Kendisi istemediği için Bardakçı şiirlerini yayınlamadı hiç. Artık vefat ettiğine göre Murat Bardakçı, Hoca’nın şiirlerini yayınlar. Ve yine ondan Halil İnalcık’ın edebi yönünü anlatan bir yazı beklediğimizi belirteyim.
Allah rahmet eylesin. Mekanı cennet olsun.
...
Yazılarımı okuyabileceğiniz sayfadır.
Kitaplarımı görebileceğiniz sayfadır.
Youtube videolarını izleyebileceğiniz, A'mâk-ı Hayal Sohbetleri, Kültürümüzde Şiir ve Mûsikî (TRT Radyo), Enderun Sohbetleri (Vav Radyo), Enderun Sohbetleri (Vav TV) ve Mürekkep Damlaları (Vav Radyo)'ni dinleyebileceğiniz sayfadır.
Basındaki haberleri görebileceğiniz sayfadır...
Tüm etkinlik, toplantı ve konuşmalarımın haberini takip edebileceğiniz sayfadır.
Söz konusu sorunların hâlâ yoğun biçimde tartışılıyor olması ve her düzeyden insanın hâlâ ilgisini çekiyor olması, verilen cevapların ya isabetsiz olduğunu ya yetersiz kaldığını ya da üretilen çözümlerin istenen başarıya ulaşamadığını göstermektedir. O zaman sormak gerekiyor: Neden? Bu programda, “Neden?” sorusuna cevap olmak üzere Prof. Dr. Emin Köktaş, Osmanlı/Türkiye eksenli bir perspektiften hareketle Müslüman toplumların karşı karşıya oldukları sorunlara ilişkin fikirleri, siyasal arayışları ve uygulamaları tartışıyor.
Öğretmen ile mürebbi arasındaki farkın konuşulduğu programda eğitimin bilgi ve beceri kazandırmaktan öte insan yetiştirmek. Eğitim-öğretim ile insan yetiştirmek arasında bir fark var. Bir mürebbi dışarıya yönelmeden önce kendi iç dünyasını imar etmelidir. Bu bir karakter meselesi. Niyet ise önemli olan bir diğer kavram. Diğeri ise muhabbet. Çünkü “kalbe girmeden zihne girilemez”.