Gaggoz Dede Türbesi

Goggoz Dede türbesi olarak bilinen bu türbeye birileri gelmiş ve bir levha asmışlar. Levhaya göre burası Şeyh Nureddin el-Belkiynî’nin makam türbesi imiş. Hicri 620 olarak tarihlendirilmiş. Miladi olarak1223 tarihine denk geliyor ki o tarihlerde Lusignanlar hüküm sürüyor idi ve bilindiği kadarı ile de bir savaş söz konusu değil. Zaten adını herhangi bir kaynakta göremedim. Hâlâ araştırıyorum, bakacağım birkaç kaynak daha var ama bu isme tesadüf edeceğimi sanmıyorum.

Gaggoz Dede kim?

Goggoz Dede burada yatan şehidin adı değil, mezarı bulan yaşlı bir adamın adı. Gözleri mavi olduğu için Gökgöz derlermiş ve zamanla Kıbrıs ağzıyla Gaggoz olmuş derler. Gaggoz Dede’nin bulduğu mezar zamanla onun ismiyle anılır olmuş ve sanki orada yatan şehidin adı Gaggoz imiş gibi bilinmeye başlanmış. Doğrusunu söylemek gerekirse ben de ilk gördüğümde öyle sanmıştım.

Mezarın bulunmasıyla ilgili birkaç rivayet var. Yaygın olan rivayete göre Gönyeli’de bir evin küçük bir odasında Gaggoz adında yaşlı bir dede yaşamaktadır. Evinin banyosu olmadığından veya yıkılmasından sonra yaşadığı bu küçük odanın bir köşesinde yıkanmaya başlayınca bir rüya görmüş. Rüyasında gördüğü elinde gürz olan ak sakallı bir kişi kendisini rahatsız etmemesini söylemiş. Ne zaman yıkansa ertesi gece rüyasına girermiş bu ak sakallı dede. Gaggoz Dede bu rüyalara pek itibar etmeyip banyo olarak kullanmaya devam edince rüyasına girmiş ak sakallı yeniden ve Dede’yi tehdit ederek kendisini rahatsız etmemesini söylemiş, odanın ortasını ikiye bölmüş ve mezarını yaptırmasını istemiş.

Ertesi sabah odayı kontrol eden Gaggoz Dede odanın yedinci merteğinin altında bir çizgi görünce odayı o çizgiden ikiye bölmüş ve rüyasında gördüğü ak sakallı ermiş için mezar yaptırmış. Mezar yapıldıktan sonra Gönyeli halkının adak ve ziyaret yeri olması uzun sürmemiş doğal olarak.

Bir başka rivayete göre bu oda bir samanlık imiş ve Goggoz Dede gölge ve serin olduğu için öğleden sonraları gelir burada uyurmuş. Bu uyku esnasında rüyasına giren ak sakallı bir dede yerinde yatmaması için uyarmış Gaggoz Dede’yi. Gerisi yukarıda anlatıldığı gibi. Rüyada ermişin bastonuyla çizdiği yeri görürler ve mezar yaptırılır.

Diğer yatırlarda görülen mezarda yatan ermişin zaman zaman mezarından kalkmasına benzer bir şey burada da görülür. Evin sahibi Vedat Karaokçu’dan nakledildiğine göre bazı günler öğle saatlerinde yatırın odasının kapısının kendi kendine açılıp kapanırmış. Evdekiler misafir mş var diye bakarlar ama kimseyi göremezlermiş. Kısa bir süre sonra da ezan okunmaya başlayınca bunu ermişin namaz kılmak için dışarı çıkması şeklinde yorumlamışlar.

Goggoz Dede’nin yerinin bulunması ile ilgili bir rivayet daha var. Bu rivayette mezarı Doğancılar’da (Lefke) yaşayan bir kadın buluyor. Kadının rüyasına bir gece ak sakallı dede girer ve mezarının yerini tarif ederek oraya gidip mum yaktığı takdirde dileğinin gerçekleşeceğini söylemiş. Kadın rüyadan sonra Gönyeli’ye gelmiş, rüyasında tarif edilen yeri bulmuş ve mum yakıp dilekte bulunmuş. Dileği gerçekleşmiş mi bilmiyoruz. Bildiğimiz şey insanların buraya gelip mum yakıp dilekte bulunması.

Gaggoz Dede ile ilgili bir diğer rivayet burada yaşayan bir ailenin başından geçiyor. Bir rumla evlenip onu Müslüman eden bir Kıbrıslı kiralamış evi. Taşındıkları bu evde ermiş kadını rahatsız etmeye başlamış. Çünkü kadın aslında müslüman olmamış ve içinde kimsenin görmeyeceği şekilde haç taşırmış. Ermiş rüyasında göründüğü kadına o evde oturmamasını, çünkü Müslüman olmadığını söylemiş. Kadın, hayır ben de sizdenim, deyince ermiş, eğer bizden olsaydın boynunda o kolyeyi taşımazdın, dedikten sonra türbenin önüne bir çizgi çizmiş ve çizgiyi geçmemesini söylemiş. Ertesi sabah uyandığında çizgiyi gören kadın burada yaşayamayacağını anlayınca gerçek müslüman olmak yerine taşınmayı tercih etmiş.

Günümüzde özellikle sınav öncesi ziyaretçileri artarmış bu türbenin. Sınava girecek öğrenciler ve aileleri Gaggoz Dede’yi ziyaret eder ve dilekte bulunurlarmış. Dilenen dilekler değişiyor ama dilek dileme adeti hiç değişmiyor.

(Anlatılan rivayetler Ayşe Çakır’ın hazırladığı yüksek lisans tezinden alınmıştır.)





Bu yazıyı, Facebook'ta paylaşayım...

Bu yazıyı, Twitter'da paylaşayım...

Bu yazıyı, LinkedIn'de paylaşayım...

Bölümler

Yazılarım

Yazılarımı okuyabileceğiniz sayfadır.

Kitaplarım

Kitaplarımı görebileceğiniz sayfadır.

Basında

Basındaki haberleri görebileceğiniz sayfadır...

Etkinlikler/Takvim

Tüm etkinlik, toplantı ve konuşmalarımın haberini takip edebileceğiniz sayfadır.

Videolar

Zikrullah nedir, neden yapılır?

Zikrullah nedir? Zikir denildiğinde siz ne anlıyorsunuz?
Zikrullahın Kur’an ve sünnette bir temeli var mıdır?
Zikir ibadet midir yoksa hâl midir?
Zikirde telaffuz mu önemlidir niyet mi yoksa hal mi?
Toplu zikirde zikri yönetecek kişide birtakım şartlar aranmalı mıdır?
Tarikat ve zikir
Bir tarikatte zikir usulleri nasıl belirlenir, kim belirler?
Zikir sadece dergâhta mı yapılır, gündelik hayata nasıl taşınır?
Mürşid olmadan zikir mümkün müdür?
Osmanlı coğrafyasında zikir ayinleri ve İstanbul’un önemi (sistematik, asker toplum, ayinlerde kıyafet) tarikat ayinlerinde estetik boyut
Modern hayat zikrullahı etkiledi mi?
Günümüz insanının zikrullaha ihtiyacı var mı?
Beden hareketleri ile ne amaçlanır?
Derviş için önemi
Dervişe neler kazandırır?
Nefis terbiyesi için önemi nedir?

Bir şair niçin ve nasıl Mevlid yazar?

Bu şiir kitabına neden Mevlit adını verildi?
Süleyman Çelebi’nin Mevlid’i ile benzer tarafları
Bir şair için Mevlit yazmak ne demektir?
İçindekilerim yedi bölümden oluşmasının anlamı
Kuran, Mevlid ve Hüsn ü Aşk’a yapılan telmihler
Bölümlere naat adı verilmesinin sebebi
Girişteki beyan bahsi
Bölümler miraç kademeleri mi süluk mertebeleri mi?
Aralardaki nesir bölümlerinin işlevi
Bu metni anlamak için sadece kelimelerin anlamlarını bilmek yetmez. Sanki daha fazlasını da bilmek gerekiyor. Daha fazlası nedir?
Üçüncü naatte şiirlerin başlıkları Gülşen-i Raz, Bustan, Füsûs iken dördüncüsü illiyyîn ve sonuncusu merhaba.
Dördüncü ef’âl, sıfat, zât ve zâtü’z-zât.
Beşinci terk-i dünya, terk-i ukba, terk-i hestî ve terk-i terk.
Altıncı bölüm regâip, miraç, berat, kadir adını taşıyor. Bununla nelere işaret edilir?
Yedinci hüve, sühan mülkü, hatm, zikreden Kuran adını taşıyor.

ismailgulec.net