Türk hakemliğinin ruhuna el-Fatiha

Azıcık futbol ile ilgilenenlerin de bildiği gibi bu sezon hakemler çok konuşuldu ve tartışıldı. Her geçen hafta tartışmaların dozu arttı ve ispat edilemeyen itham ve iddialar kulaklarımızı doldurdu. Bunun üzerine Futbol Federasyonu ligin ikinci yarısında yabancı var hakem uygulamasına geçmeye karar verdi. İşin üzücü tarafı futbolun tüm paydaşlarının bu görüşü hararetle desteklemesi ve tek çözüm olarak görmesi idi. Kulüp yöneticilerini ve gazetecileri bir dereceye kadar anlayabilirim ama eski hakemlerin çözümü yabancı hakemde görmelerini anlamam ve kabul etmem mümkün değil.

Niçin böyle düşündüğümü izah etmeye çalışayım.

Hakemlik bizde futbolculuk ve antranörlük gibi değildir. Adaletin ve hükmetmenin sembolüdür. Dolayısıyla yabancı hakem getirmekle, hakimiyetimizi kaybediyoruz ve bizde adil bir şekilde maç yönetecek hakem olmadığını ilan etmiş oluyoruz. Ve bu karar 85 milyon için aşağılayıcı bir durumdur.

Yabancı hakeme karşı çıkmamın birkaç nedeni var. En temel nedeni hakemlik müessesini bitirecek olmasından duyduğum endişe ve onlarca yıl sürecek bir yıkıma neden olma ihtimalidir. Ligi nereye kadar yabancı hakemlerle yöneteceğiz?

Birkaç maç sonra Türk hakemler için yapılan eleştirilerin yabancı hakemler için de yapılmayacağını mı sanıyorsunuz? Geçen sene Fenerbahçe aleyhine Sivas maçında verilen penaltıyı veren hakem yabancı olmasaydı sizce neler söylerlerdi? Yabancı hakemi ısrarla istediği için sesini yükseltmeyen Fenerbahçe’nin benzer bir durumda aynı şekilse sessiz kalacağını mı zannediyorsunuz? Dolayısıyla birkaç maç sonra bugünkü durumdan daha kötü bir durumla karşılaşmayacağızın garantisi yok.

Sorun kanaatimce sadece hakemlerde değil, aleyhlerine yapılan hataları kubbe yapıp lehlerine olan hataları görmezden gelen yöneticilerin tutum ve davranışlarında. Ayrıca televizyonlarda yorum yapan eski hakemlerin de bunda çok büyük katkısı var.

Futbolun beşiği İngiltere’deki maçlarda olan hakem hataları bizdekilerden az değil. Bizim hakem yorumcuları o maçları ele alsalar eminim hakemi perişan ederler. Hakemliğin doğasında olan sıradan hatalar bile artık büyük hata olarak görülmeye başlandı. Bu şartlar altında bir hakemin düzgün maç yönetmesi ve sağlıklı karar vermesi çok kolay değil.

Futbolun bu kadar sevildiği bir ülkede hakem yetiştirmek bu kadar zor mu? Oysa bizde hakem adayı büyük bir kitle var. Sırayla yazayım:

1. Eski hakemler: Evvel emirde var hakemi olarak eski hakemlerden yararlanmak mümkün. Televizyonlarda yorum yapan onlarca hakem arasından dört-beşi seçilebilir.

2. Sayıları 500 bine yaklaşan lisanslı futbolcu.

3. Maçları günü gününe takip eden üniversite öğrencileri.

Bir futbol akademisi kurulup eğitime alınacak gençler arasında Avrupa ve Dünya kupalarında finaller yönetecek hakemler yetiştirebiliriz. Tabi sistem kurmak yetmez, işin başına işi bilen liyakat sahibi spor adamlarını geçirmek gerekiyor.

Yöneticiler tutum ve davranışlarını düzeltmedikçe hiçbir şeyin değişmeyeceğini tahmin etmek için çok akıllı olmaya gerek yok.

Son sözüm ilk sözümüz olsun. Yabancı var hakemi, ülke hakemliğinin altına dinamit koymaktır.




Bu yazıyı, Facebook'ta paylaşayım...

Bu yazıyı, Twitter'da paylaşayım...

Bu yazıyı, LinkedIn'de paylaşayım...

Bölümler

Yazılarım

Yazılarımı okuyabileceğiniz sayfadır.

Kitaplarım

Kitaplarımı görebileceğiniz sayfadır.

Basında

Basındaki haberleri görebileceğiniz sayfadır...

Etkinlikler/Takvim

Tüm etkinlik, toplantı ve konuşmalarımın haberini takip edebileceğiniz sayfadır.

Videolar

Mecelle ve Osmanlı hukuk tarihindeki yeri

Mecelle hangi ihtiyaçtan doğmuştur? Dönemin yöneticileri neden böyle bir kanun hazırlama gereği duydu?
Mecelle’nin hazırlanmasında görev alacak hukukçuları kim nasıl seçti? Hangi özelliklerine dikkat edildi?
Mecelle hazırlanırken klasik fıkıh geleneği ile modern hukuk arasında nasıl bir ilişki kuruldu?
Mecelle’nin başındaki küllî kaideler neden bu önemli?
Bu kaidelerin günlük hayatta bir karşılığı var mı?
Mecelle’nin dili ve üslubu hakkında ne söyleyebiliriz? Diğer hukuk metinlerinden farklı bir tarafı var mı?
Mecelle daha çok hangi konuları ihtiva ediyor? İnsanların günlük hayatını nasıl etkiledi?
Osmanlılarda Mecelle hükümleri nasıl öğretiliyor ve uygulanıyordu?
Mecelle bugünün hukuk sistemine hitap ediyor mu?
Günümüz hukuk düşüncesinin Mecelle’den alabileceği ilkeler var mı?
Mecelle’yi bugün yeniden okumak bize nasıl bir düşünce ufku kazandırabilir? Hukuk talabeleri okumalı mıdır?

Geylani İlahiler

Güfte: Belirsiz Beste: Abdullah Uysal
Hamdülillah keşfedip alemleri ser-tâ-be-pâ
Düştü râhım câyına sultânım Abdülkadir'in
2. Güfte: Hüseyin Vassaf Beste: Abdullah Uysal
Mest etti beni mithat-i Abdülkadir
Cezbetti beni Hazret-i Abdülkadir
3. Güfte ve Beste: Hüsnü Sarıer
Hiç bulunmaz akrânı
Mahz-ı lutf-i Yezdânî
Gavsu'l-a'zam Geylânî
Sultân Abdülkâdir'in
4. Hicaz-Uşşak Şugul
Abdülkâdir Geylânî yâ ze’l-fazli ve’l-ihsânî
5. Güfte: Anonim Beste: Abdullah Uysal
Geylan’dan yürüdü dil-güşâ ile
Erenler sultanı Pir Abdülkâdir
6. Güfte: Aşkî Beste: Aşkî
Meded yâ gavsü’l-a’zâm pîr Sultan Abdülkadir
Mevhibe-i muazzâm pîr Sultan Abdülkadir
7. Güfte: Anonim Beste: Hafız Hüsameddin Efendi
Abdülkadirü’l-Geylani zü’t-tasrî ve fi’l-ekvânî
Ya Mevlâye ferdâ ‘anhu rıdvânen alâ rıdvânî
8. Güfte ve beste: Anonim
Allah Allah Rabbünâ yâ men aynî sâdîrî
Sultanu küllün evliyâ pîrim Abdülkâdirî

ismailgulec.net