Çocukları diri diri mezara gömmek adeti bitti mi?

Kız çocuklarını diri diri toprağa gömmek cahiliye dönemi Arapları arasında bir gelenekti. Kuran-ı Kerim’de, kıyamet gününde diri diri toprağa gömülen kız çocuklarına hangi günahından dolayı öldürüldüğünün sorulacağı"ndan (Tekvir, 81/8-9) bahsedilir. Ebeveynin çocuklarını diri diri gömmelerinin sebebi olarak da, taptıkları putların çocuk öldürmeyi onlara güzel göstermesi (el-En'âm, 6/137) şeklinde izah edilir. İslam dini, putlar öyle istiyor diye kız çocuklarını diri diri gömmeyi büyük günahlar arasında saydı ve yasakladı.

Burada üzerinde durmak istediğim konu İslam dininin kadınlara ne kadar önem verdiği meselesi değil. Ben başka bir hususa dikkatleri çekmek istiyorum.

Cahiliye, tarihsel olarak Arap yarımadasında yaşayan Arapların İslam öncesi devrine verilen isimdir. Bununla birlikte her milletin bir cahiliye dönemi vardır. Ayrıca her insanın, hakikatin, yani insan olmanın sırrına varmadan önceki dönemine de cahiliye denir. Necip Fazıl bu durumu şu dizelerde ne de güzel ifade ediyor:

Tam otuz yıl saatim işlemiş ben durmuşum;
   

Gökyüzünden habersiz, uçurtma uçurmuşum...

Cahiliye, gökyüzünden habersiz uçurtma uçurulan zamandır. Yaptığımız işlerine farkına varamama hali. Üstad şanslı imiş, otuz yıl sonra da olsa farkına varmış. Ya bizler?

Madem cahiliye dönemi her insan için hala devam ediyor, o halde adetleri de devam ediyor olmalı. Eskiden sadece kız çocuklarını diri diri gömerlerdi. Şimdi ise tüm çocukları diri diri gömüyoruz. Nasıl mı?

Burada diri diri gömmek mecazi bir ifade. Ana-baba olarak çocuklarımızı hakikati öğretecek şekilde yetiştiremiyorsak, kültürümüzü, tarihimizi ve dinimizi öğretemiyorsak, bunun sebebi olarak da ‘çağın gerekleri’ şeklinde ifade bulan ‘çağdaş putların’ arzularını gösteriyor isek çocuklarımızı diri diri cehalet karanlığının içine atmış oluyoruz demektir.

Cenab-ı Mevla, bizlere, aklımıza geldikçe ağlamayacağımız çocuklar yetiştirmeyi nasip etsin. Amin.

 





Bu yazıyı, Facebook'ta paylaşayım...

Bu yazıyı, Twitter'da paylaşayım...

Bu yazıyı, LinkedIn'de paylaşayım...

Bölümler

Yazılarım

Yazılarımı okuyabileceğiniz sayfadır.

Kitaplarım

Kitaplarımı görebileceğiniz sayfadır.

Basında

Basındaki haberleri görebileceğiniz sayfadır...

Etkinlikler/Takvim

Tüm etkinlik, toplantı ve konuşmalarımın haberini takip edebileceğiniz sayfadır.

Videolar

Bir İslam Şehrinin Anatomisi: Saraybosna

Hasan Aydın, İslam medeniyetinin izlerini ve özellikle Saraybosna’da vücut bulan son büyük ifadesini kapsamlı bir biçimde anlatıyor. Çok katmanlı mimari yapısıyla Saraybosna’yı anlatan pek çok eser yazıldı, bunların arasında bu kitabın özel bir yeri var. Medine’den Bosna’ya İslam şehir tasavvurunun izini süren Hasan Aydın, Boşnak kimliğinin oluşumunu, Osmanlı ile beliren yeni şehir siluetini ayrıntılarıyla ele aldı. Tarihin ana imarının büyük şehirlerin vadisinden aktığını Ali Paşa Camisi, Gazi Hüsrev Bey Külliyesi, Ferhadiye Caddesi, Mostar, Poçitel, Nezir Ağa Camisi, vezirlerin gözbebeği Travnik ve Drina Köprüsü üzerinden gözler önüne seriyor. Beş asırlık bir serüvenin ardından yaşanan yıkımlar ve yeni kimlik inşasının gerilimleri ve nüfuz çekişmeleri bağlamında anlatılıyor. Bosna’ya böyle bakmak sadece tarihe daha yakından şahitlik etmek değil, bir kurtarma, bir felaket ya da veda anında bir dostun yanında olmaktır.

Dijital Dünya, Çocuk ve Medyatik Hafıza

Prof. Şentürk’ün söylediği büyük tehlike çok küçük yaşlardan itibaren cep telefonu, televizyon ve sosyal medya gibi mecralarda korku ve şiddet barındıran çocuk anlatıları, sinema, animasyonlar, televizyon, oyunlar ve dijital kültürle karşı karşıya kalan çocukların hafızalarının yanı sıra gerçeklik algılarının, kimliklerinin ve toplumsal aidiyetlerinin olumsuz olarak etkilenmesidir. Prof. Şentürk, medyanın sunduğu kurgulanmış dünyaların, çocuğun içinde yetiştiği aile ve toplumun müşterek hafızası, gelenekleri ve değerleriyle kurduğu bağı zayıflatarak çocukların gerçeklik algısında, kimliklerinin ve psikolojilerinin gelişmesinde giderek daha belirleyici hale geldiğini üzerinde duruyor.

ismailgulec.net