Zikir meclisleri bize neler öğretir?
Bizde dinî yaşantının estetik boyutu göze, kulağa ve gönle hitap edecek şekilde mükemmel formuna kavuşmuştur. Osmanlı İmparatorluğunun payitahtında asırlar içinde teşekkül eden dinî inanç ve ibadetler kendine has bir form kazanarak dünyada mükemmel eğitimin en iyi örneklerinden birini oluşturmuştur. Camilerde ve tekkelerde verilen bu eğitimlerin bir benzerini dünyada görmek pek mümkün değil. Benzerleri olmakla birlikte bir bütün olarak bu kadar incelmiş ve süzülmüşü yoktur. Aynı zamanda birer mektep olmasıyla da bildiğimiz İstanbul tekkelerinin haftalık günleri olurdu. İhvanın toplandığı bu günlerde tarikatın usulünce toplu zikir yapılırdı. Âyin-i evliyâulllah veya ehlullah, semâ, mukabele veya tevhid adı verilen bu zikirlerin tarikatine göre değişen kendine has adabı vardı. Merhum Ömer Tuğrul İnançer Efendi bu usulleri çok açık ve net bir şekilde anlatır.
